Okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2018 Çarşamba

Tatlı okul telaşı

 Okulların açılmasına az kalan günleri yada açıldığı ilk günleri her zaman çok sevmişimdir.
 Kitaplar alınır, kitaplar kaplanır . Etiketler yazılır, yapıştırılır. Yoksa yeni çanta, kalem kutusu, kırtasiye malzemeleri derken evet masraflar çok artar ama hayatımız güzel ,tatlı bir telaşla doluverir.
 Dün Duru'nun okul kitapları geldi. İki yıldır gelen kitapları o kadar beğeniyor ve kaplayıp, okula götürene kadar okuyabildiğim kadarını hızla okumaya çalışıyorum ki . Bu anlatılamaz mutluluğu bu yıl da yaşadım.
 Kitapların içinde bildiğim yada yazarını tanıdığım kitaplar elbette oluyor ama bir de hiç bilmediğim ,okulun bu kitabı listeye almasından ve benim de tanımama, bilmeme vesile olmasından çok mutlu olduğum kitaplar oluyor her yıl.
 Bu yıl farklı çocuk kitapları serilerinden birer ,ikişer eklemişler listelerine.


 Bunlardan biri Tudem'in Filozof Çocuk serisinden .
 '' Hayal Gücü Ne İşe Yarar ?''  18 kitaplık serinin bir parçası.  Şu 3 soruya yanıt arıyor..
*Hayal gücü işe yarar mı?
*Düşünmek önemli midir?
*Fikirlerin sana mı ait?
Bu sorulara cevaplar veriyor ve her bir cevabı ''Evet , ama...'' diye minik sorularla irdeliyor .
Düşünmeye teşvik eden ,bir çok cümlesinin altını çizmek istediğim, hayata dair sorularımı destekleyen mükemmel bir kitap.

 

  Serinin diğer kitaplarında da aynı tadı alabileceğimi düşündüm.




 Diğer kitap da yazarını meşhur ''Küçük Kara Balık'' kitabıyla tanıdığımız Samed Behrengi'nin bir kitabı.
''Bir Şeftali Bin Şeftali''
Yazar bu kitabında da yaşanan haksızlıklara ,rejimin yanlışlıklarına bir şeftalinin ağzından vurgu yapıyor, her zaman aydınlığa giden bir yol olduğunu anlatmaya çalışıyor.
Anlatılanı net olarak anlatmasa da çocukların zihnine umuda ve geleceğin aydınlık olacağına dair küçük tohumlar atan çok ama çok anlamlı bir kitap.
 Yazarının hep aynı tarzda yazdığını , şah yönetimini sürekli eleştirdiğini ve 28 yaşındayken güya nehirde yüzerken boğulduğunu bilince kitapta yazılanlar çok daha anlamlı oluyor.




 Sırada koliden çıkan ve benim gözümün kaldığı diğer kitaplar var. Bakalım kitapları okula göndermeden bitirebilecek miyim onları da ? Olmazsa da okuldan geri geldiğinde okurum artık.





10 Kasım 2017 Cuma

Duru'dan Son Haberler

 Duru her gün yeni bir eser hazırlıyor. Bu eserler bir gün yeni bir kitap (bunlar aslında küçük öyküler ama Duru onları kendi hazırlayıp, bantladığı ve kitap formatı verdiği kağıtlara yazıyor.) bir diğer gün karikatür formatında çizilmiş resimler ve onların yanındaki konuşma baloncukları şeklinde gösteriyor kendini.
 Bu eserler onun için çok olağan şeyler olduğu için evin muhtelif yerlerine bırakılabiliyor. Salondaki yemek masasının üstünden , odasındaki çalışma masasının üzerindeki yığının arasından ve buna benzer herkesin (burada Arda'yı kastediyorum) kolaylıkla ulaşabileceği yerlerden onun atmaya kıyamadığım her türlü notunu topluyorum. Genellikle fotoğraflıyorum ve şimdilik bir dosyada bir çekmece içinde biriktiriyorum. Aslında artık ilk gördüğüm zamanlardaki kadar şaşırtmıyor beni bu yazdıkları çizdikleri ama her geçen gün kendini geliştirdiğini görüyorum bunlara baktıkça. Bir gün bir kitap yazabileceğini düşünüyorum genellikle.
 Salı günü okuldan aradılar. Yerimde değildim, duymadım telefonun çaldığını. Sonra telaşla okulu aradım. Defalarca telefon çalınca önemli bir sebebi olmalı aramalarının diye düşündüm. Öğretmeni Tülin Hn '' bu kez teşekkür etmek için aradım ben'' dedi. Duru'nun çok dolu ve donanımlı bir çocuk olduğunu, bu konudaki desteğimiz için bize teşekkür ettiğini söyledi. Duru'yu çok farklı eğitim materyali ve kitap ile desteklediğimizi onun da bunu okulda arkadaşları ile paylaştığını ve böylece arkadaşlarını da yönlendirdiğini iletti. Çok mutlu oldum, çok gurur duydum. Duru'nun çok iyi bir yerlere geleceğini düşündüğünü söyledi.
 Duru'nun çok özel bir çocuk olduğunu hep biliyorduk bunu bize her yazısı her resmi her fikri ile belli ediyor her zaman. Her veli toplantısında her öğretmeninden benzer geri dönüşler alıyorduk ama bunu öğretmeninden bir telefon alarak duymak da ayrı bir duygu.
 Sana çok ama çok teşekkür ederim kızım. Farkında olmadan ruhumun eksiklerini doldurduğun için çok ama çok teşekkür ederim. Umarım bu farkındalığın senin için pozitif bir fark olarak sana mutluluk getirir.

12 Ekim 2014 Pazar

Galiba okuyoruz

Duru artık okuyabiliyor.
Bir süredir, ''orada ne yazıyor'' ,''hadi bana …. yı yazdır'' falan diyordu.
Bazen hasta olan kuzenine ''geçmiş olsun Deniz Abla'' yazıyordu, harfleri benden komut alarak,
yada arkadaşına bayram tebriği yazıyordu yine aynı yöntemle ''Bayramın kutlu olsun Derin''
Ama dün okudu. Resmen okudu.
Yemek masasındaki şurubunun üzerinde yazan ''Classic'' yazısını, cıassic diye okudu.
Sonra şaşırıp, bardağın üzerindeki ''fuse'' yazısını okumasını istedim.''fuse''dedi.
Yemekten sonra salona gittiklerinde poşetin üzerinde yazan' 'Akar Tekstil'' yazısını da okudu.
Bir yandan çok seviniyorum, bir yandan da ''hayatı zor mu olacak bu yüzden'' diyorum…
Benim biricik, muhteşem kızım. Büyüdü ve okumayı öğrendi. :)

24 Eylül 2013 Salı

Her Konu Okula Bağlanıyor-2

18.Eylül Çarşamba itibariyle yeni okulumuzdaydık.
Bugün fiili olarak bu okuldaki ilk günümüz olacağı için izin süremi bir gün daha uzattım.Okulda çocuğumun çıkmasını bekledim.3 kez dışarı çıkıp,beni görmek istemesi dışında bir sorun yaşamadık.
Okula alınacaklar listemizle birlikte evimize dönüp,ilk günümüzü tamamlamış olduk.
 Anaokulu işini öyle veya böyle halletme yolunda bir adım attık evet.Ama benim neredeyse 2 yıldır içine düştüğüm,hangi ilkokula göndereceğim mevzuu bitmiyor bitemiyor.Bazen delirdiğimi hissediyorum.Bazen de henüz değil ama deliliğe oldukça yakın olduğumu.
 Bu yılın başlarında son 5 yılın SBS sonuçlarına göre İzmir deki okulların listesini çıkarmıştım.O listeyi devlet okulları,özel okullar ve eve en yakın devlet okulları diye de bölmüştüm.Bu yıl SBS sonuçlarının açıklanmasıyla 6.yılı da listeme ekleyip,kendi çapımda kararımı vermiş ,derin bir ohh çekmiştim.
En kötü karar kararsızlıktan iyidir mantığıyla gerçekten rahatlamıştım.Şimdi aklımdaki tek sorun karar verdiğim o okula gönderebilmek için adrese dayalı kayıt sistemi engelini nasıl aşacağımdı ki onun için de nakil yaptırabileceğim muhtemel adresleri belirlemiştim.Amaaaa şu anaokulundaki servis olayı aklımı başımdan aldı.Sırf iyi olduğunu düşündüğümüz için bir okula uzaklığına rağmen çocuğumuzu göndermeli miyiz derdi tuttu bu kez de beni.
''En iyi okul eve en yakın okuldur'' diyenler de arttı çevremde,algıda seçicilik midir nedir bilemedim.
Ben bu kadar olay içinde debelenir,geceleri uykumu kaçıran düşüncelere dalarken son olarak da
bu çocuğun hangi yıl,daha doğrusu kaç aylıkken okula başlayacağı tartışmaları alevlendi evde.
 Kafayı yiyorum.
 Dün gece Sinan la kavga ettik,çocuğun okula başlayacağı yılla ilgili olarak.
 Ben ''Seneye de anaokuluna gidecek,sonraki sene de ilkokula gidecek diyorum.
 Sinan:’’Ne gerek var.Senin ilkokula başlasın dediğin sene çocuk 68 ayının içinde olacak.Daha 5,5 yaşında olacak diyor.’’
 Ben de ‘’Bir sene sonra gönderirsek,80 aylık olacak.Okula başlamak için çok geç olacak’’ diyorum.’’Hem 3 sene anaokuluna niye gitsin,çok sıkıcı’’ diyorum.
 Sinan’’E o zaman bu sene gitmeseydi’’ diyor.’’Ben ocak doğumluyum sınıfın en büyüğüydüm,çok güzeldi ‘’diyor.
 Ben de ‘’Ben aralık doğumluyum 69 aylıkken okula başladım.Sınıfın en küçüğüydüm çok güzeldi.Koca çocukların yaptıklarını ben yapabiliyordum,çok keyifliydi’’diyorum.
 Sinan ‘’Ne yani ben gerizekalı mıydım ???Sen komplekslisin’’diyor.

Daha en azından koskoca 2 sene var önümüzde ama biz şimdidenbirbirimizi yemeye başladık bile.

 Ben de bunun etkisi ile habire okuyorum bugün.Yazılar haricinde yazıların altlarındaki diğer velilerin yorumlarını da okuyorum.

http://blogcuanne.com/2012/05/21/ite-kaka-birinci-sinif/ (bu 2012 ye ait bir yazı ,sadece insanların tereddütlerini anlayabilirsiniz buradan.Yönetmelikle ilgili son durum aşağıdaki eğitim ekranı linki)
 
http://blogcuanne.com/2012/05/09/5-yas-ile-7-yas-ayni-sinifta/#comments
      
http://www.egitimekrani.com/haber.php?haber_id=43492


Bunları okuyunca biraz sakinleşip, empati yaparak düşünüyorum.
Sinan da bir bakıma haklı gibi
Duru ocak 2010 doğumlu,
Can şubat 2010 doğumlu,
Ece (Merve nin kızı) ekim 2009 doğumlu,
Ada (Bilge nin kızı) eylül 2009 doğumlu,
Yani bu durumda sınıflarında Ocak 2009 dan başlayarak,Şubat 2010 a kadar çok çeşitli ay gruplarında çocuk olacak.
Gerçi bu eskiden de böyleydi.
Yani ben aralık .80 doğumlu biri olarak aynı yılın ocakları ile aynı sınıfta okudum.
Ama sanırım benim sınıfımda hiç 79 lu olmadı.
Yani o zamanlar aya değil ama yıla bakılıyordu.
En azından çocuklar arasında max.12 aylık bir fark oluyordu.

Bir de şöyle düşünüyorum.
Daha 3 sene bu çocuklar kreşti,anaokuluydu ,bıkıp,usanmazlar mı?



Sonuç;düşünüyorum,düşünüyorum bir arpa boyu yol katedemiyorum.Sanırım konuyu değiştirmenin ve okuldu,yaştı,aydı mevzuularından sıyrılmanın vaktidir.
Keyifli,neşeli yeni bir postta görüşmek dileğiyle...

Okula ne zaman başlamalıyız

Kafayı yiyorum.
Dün gece Sinan la kavga ettik, çocuğun okula başlayacağı yılla ilgili olarak.
Ben seneye de anaokuluna gidecek,
Sonraki sene de ilkokula gidecek diyorum.
Sinan: ’’Ne gerek var.S enin ilkokula başlasın dediğin sene çocuk 68ayının içinde olacak.
Daha 5,5 yaşında olacak diyor.’’
Ben de ‘’Bir sene sonra gönderirsek,80 aylık olacak. Okula başlamak için çok geç olacak’’ diyorum.’’
Hem 3 sene anaokuluna niye gitsin, Çok sıkıcı’’ diyorum.
Sinan ’’E o zaman bu sene gitmeseydi’’ diyor.’ ’Ben ocak doğumluyum sınıfın en büyüğüydüm, çok güzeldi‘’ diyor.
Ben de ‘’Ben aralık doğumluyum 69 aylıkken okula başladım. Sınıfın en küçüğüydüm çok güzeldi.
Koca çocukların yaptıklarını ben yapabiliyordum, çok keyifliydi’’ diyorum.
Sinan ‘’Ne yani ben geri zekalı mıydım yani?? Sen komplekslisin’’ diyor.
Ama biz Ocak -Şubat doğumlu olduğumuz için 68 aylıkken küçükler, seneye göndeririz dediğimiz an
çocuk 80 aylık oluyor ki bu durumda çok geç kalmış oluyoruz.
Bu durumda da 2015 Eylül de başlatmaktan başka şansımız kalmıyor.
Bu tolerans bence Haziran ayından sonra doğan çocuklar için geçerli olabilir.
Şimdi sakin kafa ile empati yaparak düşünüyorum.
Sinan da bir bakıma haklı gibi
Duru ocak 2010 doğumlu,
Can şubat 2010 doğumlu,
Ece (Merve nin kızı) ekim 2009 doğumlu,
Ada (Bilge nin kızı) eylül 2009 doğumlu,
Yani bu durumda sınıflarında Ocak 2009 dan başlayarak, Şubat 2010 a kadar çok çeşitli ay gruplarında
çocuk olacak.
Gerçi bu eskiden de böyleydi.
Yani ben aralık .80 doğumlu biri olarak aynı yılın ocakları ile aynı sınıfta okudum.
Ama sanırım benim sınıfımda hiç 79 lu olmadı.
Yani o zamanlar aya değil ama yıla bakılıyordu.
En azından çocuklar arasında max.12 aylık bir fark oluyordu.
Bir de şöyle düşünüyorum.
daha 3 sene bu çocuklar kreşti, anaokuluydu ,bıkıp, usanmazlar mı?

Her Konu Okula Bağlanıyor-1

 Uzun zaman oldu yazmayalı.Ama kendimce yaşadığım karmaşayı kaldıramadığım için yazarken tekrar yaşamaktan,tekrar hissetmekten korktum.
 Anaokulu maceramızın nasıl başladığından bahsetmiştim.Uyum haftası olan haftayı öğretmenimizin rahatsızlığı dolayısıyla yaşayamamıştık.Normal koşullarda herkesin okula başlayacağı 16.Eylül günü başladık biz de okula,uyumlanamadan :)
 İlk gün okula yine maaile gittik.Zaten iki saat içinde çıktı çocuklar.Normal çıkış saatini beklemedikleri için servisi yine kullanamadık ilk gün.Ertesi sabah servisin Duru yu  evden alacağı konusunda sözleşip,evimize gittik.Ertesi sabah güle oynaya bindi servise Duru.Beni işe gittiğim diğer günlerde olduğu gibi öptü,sarıldı,vedalaştık ve servisine bindi.O ağlamadı ama ben ağladım.Çok duygulandım ne yapayım?
 Biz servisi takip edelim de güzergahından emin olalım dedik.Ancak bizden bir ev sonrasına kadar takip edebildik.Sonra gözden kaybettik servisi.Ben uzağı iyi göremediğim ve plakaları bu yüzden okuyamadığım için ve bütün servisler birbirine benzediği için!! başka bir servisin peşine takıldık.
O servisin bizle alakası olmadığını anlayınca da okula gidip,orada beklemeye karar verdik.
Saat 07.20 de servise binen kızımız 08.20,08.30..... hala okula ulaşmadı.Servisin nerede olduğunu öğrenmek için aradığımızda Üçkuyular dayız dediler.Kulaklarımıza inanamadık çünkü bizim çevremizdeki çocukları aldıktan sonra çevre yoluna çıkıp,Üçkuyular a gitmişler.Çaresiz beklemeye devam ettik.Yarım saat daha geçti,hala yoklar.Sinirden çıldırmak üzereyken yine aradık,Mimkent teymiş servis.O an bu işin servisle olmayacağınnı anlayıp,bu işi bitirmeye karar verdik.
 Servis okula vardığında saat 09.10 du.
 Servisten ilk önce Duru indi .
''Ben daha fazla dolaşmak istemiyorum.Sıkıldım artık.'' diye söylendi.
Duru yu kaptığım gibi okula soktum ki çocuk kahvaltı yapabilsin.
Sonra önce servisle ,sonra okulla konuşup,bu macerayı sonlandırdık.
Büyük bir hevesle okula geldiği için o gün öğleye kadar okulda kalmasını bekledim.Bu arada onu beklerken evimize daha yakın olan okulu arayıp,kontenjanları olup olmadığını öğrendim.
Öğlen çıkınca da direkt o okula kayıt yaptırmaya gittik.Öğlen içeride öğleci öğrenciler olduğu için içeri girip,görüşemedik ama akşam üzeri tekrar gidip,hem sınıfları gördük hem de kaydımızı yaptırdık.
 Sonuç olarak taaaaa Temmuz ayında kayıt yaptırıp,o günden beri de yakın mı ,uzak mı ,çocuk servisle gidebilir mi gidemez mi diye düşünmekten helak olduğumuz okulu, bir günde servis sorunu yüzünden sert ve net bir şekilde bırakmaya karar verdik.

Yeni maceralarımıza gün içinde yeni bir post ile devam edeceğim.

20 Eylül 2013 Cuma

Okulun ilk günleri

Duru nun okulunu daha 2. günü değiştirmiştik, diğer okulun servis vukuatından sonra.
Mit evlerinin yanındaki Yeşilyurt Bağımsız Anaokulu na kaydettirdik.
Çarşamba günü ben ve annem bekledik bahçede.
Bizimkinin okuldaki ilk günü olacağı için öğretmen beklememizi istedi.
Dün Sinan ve anneannesi götürdüler. Annem bekledi. Ama herhangi bir sorun çıkmamış.
Çıktıysa da öğretmen içeride halletti herhalde. Dışarı çıkmamış hiç annemin yanına.
Bugün de aynı şekilde annem bekliyor. Az önce konuştum yine dünkü gibi bir vukuat olmamış bugün de.
Okul ile ilgili neredeyse hiçbir şey anlatmıyor.
Anlatsa da sallıyor. 
Mesela ben kahvaltıda neler olduğunu biliyorum.
''Bugün okulda kahvatı yaptın mı? Neler vardı kahvaltıda diyorum.''
Sayıyor da sayıyor. Gören de 5 yıldızlı otel sanır.
Çarşamba gecesi çok zor geçti onun için.
Gece sürekli dişlerini gıcırdattı.
Sürekli rüya gördü, konuştu.
Hatta bir ara ne dediğini anlamayıp, sordum ne oldu diye.
''Sütüm her yere döküldü işte'' dedi.
Acaba sütünü döktü de biri bir şey mi dedi diye düşündüm.
Ama üstü başı temizdi .Küçücük çocuk süt dökse üstüne de gelirdi herhalde.
Çarşamba günü okuldan gelirken yolda uyumuştu .
Sizinle konuştuktan sonra eve yürürken kucak istedi.
Aldım ve uyudu ,kucağımda.
Evde de uykusunda sayıkladı sürekli öğlen.
Acaba ilk günü diye mi öyle olmuştur?
Dün gece yatarken hapşırıyor ve burnu akıyor diye Calpol vermiştim
O yüzden mi huzurla uyudu acaba?
Bilmiyorum, anlatmadığı için de bilemeyeceğim hiç sanırım.

11 Eylül 2013 Çarşamba

Beklenen Olmadı

 Beklenen neydi tam olarak emin değilim.Bildiğim tek şey okul olayını gözümde çok büyüttüğüm ve konuyla ilgili çok heyecanlandığım.
 Dün okulun ilk günü olması vesilesiyle izin almıştım.Hatta bu hafta okulun ilk haftası olması vesilesiyle bu hafta için izin almıştım.Ama okulun ilk günü denen şey 1 saatlik bir alıştırma turuymuş sadece.Duru 1saat okulun içinde ,bahçesinde ,sınıfında dolanıp,arkadaşlarıyla tanıştı sadece.Öğretmeni ile tanışamadı çünkü sağlık sorunları sebebiyle öğretmeni 1 hafta raporluymuş.Bu alıştırma haftasında servis organizasyonu da yapılamıyormuş,tüm öğrenciler aynı anda başlamadığı için.Velhasıl benim1 hafta izinli olmam oldukça saçma oldu.Ben de dün bir gün evde oturduktan sonra bugün geri döndüm.İzin kağıdımı güncelledim.
 Bu arada çok şey farkettim.Yani aslında bildiğim ve daha önce doğum izninde tecrübe ettiğim şeyleri tekrar tecrübe etmiş oldum.Evde olmayı sevmiyorum.Çalışmayıp,evde oturmak beni çok tembelleştiriyor.Bir kere zorunlu olarak,giyinip,makyaj yapmıyorum.Dolayısıyla neredeyse yataktan kalktığım gibi dolanıyorum evde eğer bir yerlere gitmeyeceksem.İşin alengirli kısmı burada başlıyor.
Ee ben işe gelmeyi de sevmiyorum.Sabah 07.20 de evden çıkıp, akşam 19.30 da eve ulaşmak hoşuma gitmiyor sanırım.
 Türkiye de gündemde olmayan bir çalışma şekli -yada yaygın değil belki de-olsaydı.Part time çalışabilseydik yada işimizi yaptıktan sonra mevcudiyetimizin nerede olduğu önemli olmasaydı.Bazı günler işe gelip bazı günler evden home office çalışabilseydik.Yada 15.00 gibi işten çıkabilseydik,daha verimli olabilirdim sanki.
 Bütün bunların yapılabildiği meslek kolları var tabii ama artık meslek kolu değiştirmek için çok geç.
 Ruh hali ve bocalamalarımdan bahsettikten sonra son durum şöyle ki ; 16.Eylül pazartesi günü okul hikayesinin 2.raundu başlayacak ve ben sanırım o gün yine izinli olacağım.
 Okulun yolu taşlarla dolu postu o gün gelsin :)


5 Eylül 2013 Perşembe

Nerden çıktı şimdi bu?

Duru şu günlerde öyle şımarık öyle şımarık ki
bebek gibi konuşuyor, kucak kucak diye annemin ve benim peşimizden dolaşıyor
bu da tam karar vermeliyim derken beni tekrar vazgeçiriyor
Salı günü okul açılacak.
Duru ya her akşam konferans veriyorum.
''Ayy Duru ben çok heyecanlıyım bakalım okulda neler öğreneceksin?
Sen de heyecanlı mısın? Acaba yeni arkadaşların kimler olacak?''
falan gibi gaz cümleleri kuruyorum.
ama o
''anne benim okula gitmek istemediğimi bilmiyor musun?''
falan gibi saçma sapan cümleler kuruyor.
Bu da beni bir geriyor ki sormayın.
Bir de havadan mıdır nedir, sabahları benim saatimden önce uyanan çocuk,
şu günlerde sabahları ben giderken çok zor uyanıyor.
(Ben giderken onu uyandırmak zorundayım. Beni yolcu edip, kapıyı o kapatmazsa
arkamdan çok ağlıyormuş.)

18 Temmuz 2013 Perşembe

İlkokul araştırması ve kafayı iyice yediğimin kanıtı

Ben ilkokul için yaptığım araştırmalardan sonra misak ı milli ve hakimiyeti milliye diyordum.
Bu son 4+4+4 değişikliği ile artık bunlardan hakimiyeti milliye ilkokul, misak ı milli ortaokul olmuş.
Ama adres dolayısıyla   Hakimiyeti Milliye yi bitiren, otomatik olarak Misakı Milliye geçiyormuş.
Bu iki okul o benim yaptığım listelerde özel okullardan sonra ,bize semt olarak uyan en iyi okullar.
Diğer iyiler alakasız ilçelerde (Aliağa ,Gaziemir vs)
Aynı ayarda okullar olduktan sonra bunları tercih ederim.
Ben çok uzak ,çocuk servisle oralara gitmesin diye başka okul arayışlarına da giriyordum.
Ama 3,5 yaşındaki çocuğumu servisle dünyanın bir ucuna gönderiyorsam,2 sene sonra hayli hayli gönderebilirim.
Tek sorun adrese dayalı kayıt sistemi sorunu.
onun için de bahar paralı bizim eve naklettirirsiniz kendinizi dedi.
Serviste ihracata yeni başlayan bir kadınla konuşuyorduk.
Onun oğlu şimdi ortaokulmuş ve bu iki okulda devam ediyormuş.
Zamanında Hakimiyeti Milliye ye yazdırırken Şirinyer de oturuyorlarmış.
Oradan gidiyormuş çocuk Güzelyalı ya.
Şimdi de Olimpiyat Köyü nde oturuyorlar.
Yani hala okuluna oldukça uzak çocuk.
Bunun nakil işi için bir hileli yol bulmak lazım.
İşte ''eşim iyi bir iş teklifi nedeniyle Adıyaman da çalışacak, ben de çocuklat ek başıma yaşamamak için
teyzemin, dayımın vs vs nin yanına yerleşeceğim, çünkü okul çıkışında çocuğumu onlar karşılayacaklar''
deyip nakil yaptırabilirim, diye düşündüm dün gece yine sahurda :)
Belki üzerine bir fatura alman gerekiyormuş.
Su veya telefon faturalarını üstüme alırım diye düşündüm.
Hatta 2015 te kayıt olacakları için önümüzdeki yıl ortasında nakil yapayım da okul yüzünden olduğu çok  
çakılmasın dedim.
Yani dün gece neredeyse hiç uyumadım yine.
Akşamı nasıl edeceğim bilmiyorum.

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Anaokulu araştırması

Bugün Sinan ve ben işten izin alıp, tam gün Duru ya okul araştırdık. 
1-Kurdele Anaokulu : (eve yürüme mesafesinde-özel) kötü ,yoruma gerek yok. yarım gün 250 , tam gün 450tl.
 
2-Refet Bele : ( annemin oradaki -devlet) bu sene 2010 luları almıyorlarmış.
Zaten 2008 ve 2009 kontenjanları da dolmuş.
 
3-Zübeyde Hanım Anaokulu :(şoförler lokalinin oradaki-devlet) Kontenjanları dolmuş. Bizi yedeğe yazdılar,
gelmeyen veya bırakan olursa Eylül sonuna kadar arayabilirlermiş)
 
4-İkinci Yuvamız : (Hıfsızsıhha daki- özel) :yarım gün 550tl , tam gün 620tl ,servis hariç
okul genel olarak güzel (ben beğendim, Sinan ın havasız olması ve kız erkek tuvaletlerinin açık ve karışık olması
ile ilgili memnuniyetsizliği var.) Ayrıca1tl bile pazarlık yapamayız dediler.
5-AKD :(neresi olduğunu biliyorsunuz sanırım:) uzun yarım gün 650tl , tam gün 750tl ,servis hariç (servis 3km ye kadar 150tl , sonrası 200tl)
Biz bütçemizin 500tl olduğunu söyledik .Burcu Hn, normal yarım gün 500tl olur ama servis hariç dedi.
 
6-Duatepe Anaokulu : (Karataş ta-devlet ) yarım gün 110tl + servis (servis ile ilgili rakam belli değil.
Ağustos un 15 inden sonra servis şirketi ile veliler kendileri anlaşacakmış.)
Ben AKD den aldığım bilgiye dayanarak servis in 200-250tl olacağını düşünüyorum.
SONUÇ: Duatepe Anaokulu na yazdırdık.
Sabahçı-yarım gün (tam gün ve öğlenci yarım gün kontenjanları doluymuş ama zaten ben sabahçı istiyordum)
AKD ye bile uzak derken daha da uzağına yazdırdık.
Okul olarak çok içimize sindi.
2009 yılına kadar ilkokul olarak hizmet veriyormuş .O yıldan itibaren komple anaokulu olmuş.
Montessori eğitimleri var. Slovakya ve İsveç ile ortak çalışıyorlarmış bu konuda.
Yani bir devlet okulu için artıları olan bir okul.
Sinan aydınlık ve büyük olmasını çok sevdi.
Eskiden ilkokul olduğu için ,içinde tiyatro salonları var.
Zaman zaman projeksiyon cihazı ile o sahnede film izletiyorlarmış.
Beni tek ürküten servis.
Yol çok uzun olacağı için biraz tereddütlüyüm.
İnşallah kolay atlatırız.
10 Eylül de başlayacak.
O tarihte 1 hafta ben de izin alayım diyorum.
İzin verilerse ,hangi güzergahı kullandıklarından ve ne kadar dolaştıklarından emin olmak için
ilk 2 gün servisi ben de kullanayım diyorum.
Ama mantıklı mı bilmiyorum.
Sonra her gün sen de gel der mi? Yada servis izin verir mi?
Bu arada bizim çocuklar daha 2 yıl gidecekler bu okullara değil mi?
Dün dolaştığımız tüm okullar sanki daha 3 sene anaokuluna gideceklermiş gibi konuşuyorlar.
Ama ben dün gece sahurdan sonra :) kafam takıldı bir ay hesaplaması yaptım.
eğer bizimkiler;
bana göre daha 2 yıl anaokuluna gidecekler ve 2015 eylül de başlarlarsa : 68 aylık olacaklar.
bu insanların söylediği gibi daha 3 yıl anaokuluna gidecekler ve 2016eylül de başlarlarsa : 80 aylık olacaklar.
Kafam çok karıştı.
birkaç done daha ;
bizim güruh bu sene ilk okula başlıyor ve ayları şöyle ;
Simay (haziran 2007 ) : 75aylık
Deniz (ağustos 2007 ) : 73 aylık
Demet - mert (ekim 2007) : 71 aylık
Eren (kasım 2007) : 70 aylık
E bu durumda bizim 3 yıl daha anaokuluna göndermemiz çocukların ilkokula çok geç başlamasına neden olacak.
Kaldı ki devlet 60-66 ay arası opsiyonlu , 66 aydan sonra zorunlu demişti diye hatırlıyorum.