Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2013 Salı

Hadi uyuyalım artık

Duru gece yatarken benimle oynamak için enteresan oyunlar geliştirdi.
'Hadi annem, el işe gitmece oyunu oynayalım mı?''
'Oynayalım. Nasıl oynayacağız?''
Bu oyuna göre onun ellerinden biri kız diğeri erkek çocuk oluyor.
Benim de ellerimden biri anne diğer baba oluyor.
Anneyle kız ,kibar bir ses tonunda, babayla oğul da erkek gibi sert bir ses tonunda konuşuyorlar.
kız: işe mi gidiyorsun annem?
anne: evet kızım.
oğlan: işe mi gidiyorsun baba?
baba: evet oğlum.
kız: annem, cep telefonunu, çantanı aldın mı?
anne: aldım kızım, hadi akşam görüşürüz.
kız: tamam annem.
(eller bir kukla edasıyla koşa koşa işe gider ve koşa koşa işten gelip, kızına sarılır.)
oğlan: baba, cep telefonunu  aldın mı?
baba: aldım kızım.
oğlan: öbür cep telefonunu da aldın mı?
baba: aldım kızım.
oğlan: küçük çantanı aldın mı?
baba: aldım kızım.
oğlan: küçük bilgisayarını aldın mı?
baba: aldım kızım.
oğlan: büyük bilgisayarını da aldın mı?
baba: aldım kızım.
(eller bir kukla edasıyla koşa koşa işe gider ve koşa koşa işten gelip, kızına sarılır.)
zavallı ben: tamam artık Duru uyuyalım hadi :)

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Oyun işte

Duru nun en eğlendiği yeni aktivitesi
Çiftlik hayvanlarından oluşan bir set hayvanı yıkamak.
'Annem ben su istiyoyum''
'Ne yapacaksın annem suyu?''
'Ben hayvanlayımı yıkamak istiyoyum.''
(Kovaya su doldurulur,ya balkonda yada küvetin içinde hayvanlar tertemiz yapılır.)

19 Temmuz 2011 Salı

Birlikte oynamak çok güzel

Bu akşam babaannemiz geldi bize. Çünkü yarın öğleden sonra Amasya ya gidecek.
Ve bir ay olmayacak, gitmeden önce Duru yu görüp, öpüp koklamak istedi.
Sinan iş çıkışında önce annesini aldı sonra Duru yu almaya annesiyle birlikte gitti .
Yani Duru Hanım eve babaannesiyle birlikte girdi.
Veee kapıyı açtığımda benim kucağıma gelmeyi reddetti.
Bütün akşam babaannesine sardı.
Hiç oturtmadı desem yeridir. Yani her akşam bana yaptıklarını babaannesine yaptı.
Bir ara klasik elimizden tutup, bizi bir yerlere götürme faslına başladı.
Ama babaannenin elini tuttu, babanın elini tuttu, benim elimi tutamadı.:)
Üç kişinin elini aynı anda tutmayı başaramadı tabii.
Babasınınkini bırakıp, benimkini tuttu be kez babası hemen oturdu. Bu kez yine
babasını yakaladı. Çok yoruldu çoook.
Oldukça yorucu bir şekilde bizi toparladı ama biz odadan çıkmayı reddedip,
çaktırmadan kutu kutu pense oynamaya başladık.
Bu oyunu oynarken çok eğleniyor. Herhalde bizimle aynı olaya müdahil olmak
onda değişik duygular uyandırıyor.
İki gecedir hava çok sıcak olduğu için sere serpe uyuyalım diye salonda yerde
yatıyoruz kızımla. Bir bakıyorum debelenip debelenip, gelmiş benim yastığımın
köşesine koymuş kafasını. O kadar güzel ki onunla böyle uyumak.
Hasta değilse, keyfi yerindeyse geceler çok güzel.
Arada uyandığımda o masun suratını,kollarını bacaklarını öpmek ,öpmek,öpmek….

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Kutu kutu pense

Dün gece pişikleri dolayısıyla çok kötü bir gece geçirip, çok ağlayınca artık bir
dermatoloğa götürmeye karar verdik.
Annemden rica ettim, Zeybek Tıp Polikliniğine götürmesini istedim.
Doktor o kızarıklıkların mantar olmadığını ,içtiği bir ilacın idrarında kalıntı bıraktığını
bu nedenle de kızardığını söylemiş.
Son günlerde ilk kez yediği bir şey de olabilir demiş.
Düşündüm, düşündüm son günlerde en çok yediği şey karpuz ve domates.
Karpuz böyle bir şey yapmaz ama domates suçlu olabilir.
Bu yüzden bir süre çiğ domates yemeyeceğiz :(
Bu arada kızım bir şekilde 'kutu kutu pense' oynamayı öğrendi.
Halası büyük çocuklara oynatırken o da müdahil olmuştu bir gün.
O gün bu gündür, ara ara ben de oynatıyordum.
Şimdi elimizi tutup, bizi odasına veya yatak odasına götürmeye kalktığında
hemen kutu kutu pense pozisyonu alıyoruz.
Biz söylemeye başlayınca O da 'kutu kutu pense' diyor artık.
İnanamıyorum yaaa.
Benim küçük kurabiyem, artık böyle uzun uzun sözcükleri söyleyebiliyor.