| *Duru nun telaffuz edemediği bazı kelimeler .. |
| Fürültü : Gürültü |
| Köpteli Şirin : Öfkeli Şirin |
Dil gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dil gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ağustos 2013 Perşembe
Telaffuz
8 Ocak 2013 Salı
Telaffuz
| Duru nun hala doğru söyleyemediği bazı kelimeler var. |
| Vavi = Mavi |
| Fürültü=Gürültü |
| Veyve=Meyve |
8 Mart 2012 Perşembe
Duru dan kısa kısa
| Öyle uzun zamandır yazmıyorum ki |
| Hep diyorum ''bunu unutmadan not etmelisin diye'' |
| Ama elbette unutuyorum yazmayı. |
| O yüzden bu sayfayı açtım ve aklıma geldikçe, |
| Duru nun ilk 2 yılına ait daha doğrusu aktif konuşmaya başladıktan sonrasına ait |
| yani daha çok 1,5yaş ve sonrasına ait repliklerini buraya not edeceğim. |
| *Duru duymak istediği şeyleri soru şeklinde sorar ve karşısındakine söyletir. |
| Süt içmek ister misin annem ? |
| Banyo yapmak ister misin annem ? |
| Geç olmuş annem, yatmak ister misin ? |
| (ben tekrar ederim, geç olmuş annem yatmak ister misin?) |
| İyi, tamam, hadi süt içelim.!!! |
| (süt içmenin bir yolunu bulmuştur yine ve sütünü içip, hadi kalkalım der.) :) |
| *Duru duymak istediği şeyleri soru şeklinde sorar ve karşısındakine söyletir. |
| Beni koridora çıkarıp ,vestiyerin önünde beklettiğinde veya oturttuğunda, |
| aynanın önüne oturup, O na sarılıp,''Şu güzelliğe bak'' diyorum. |
| Sonraki günlerde beni aynanın önüne oturtup, bana sarılıp, |
| 'şu güzelliğe bak'' diyor. |
| *Duru yaramazlık yaptığında,yani yaptığı şeyin yaramazlık olduğunun farkına vardığında, |
| 'ben …. 'yı çok severim annem'' der. |
| Ben buraya çıkmayı çok severim annem. |
| (sandalyenin tepesine çıkıp, kapı otomatı ile oynadığı zamanlarda… |
| *Duru yapmak istemediği bir şey olduğunda direkt itiraz etmez, dolaylı yoldan itiraz eder. |
| ''hadi kızım bezini temizleyelim'' |
| iyi ,tamam ,yapmayalım. |
| ''hadi kızım uyuyalım'' |
| iyi ,tamam ,istemiyom. :) |
| ''hadi kızım yemek yiyelim.'' |
| iyi , tamam ,yemiyim. |
| *Duru annesi işten geldiğinde ya ''babaa,babaaa'' diye çığlık çığlığa ağlar. |
| yada annesiyle bir şekilde zaman geçirir. |
| hadi bir anneye sarıl bakalım.. |
| (kucağıma gelip, sarılıp, bu cümleyi söylediğinde mest olurum) |
| *Duru soruya soruyla cevap verir, duymak istediklerini duymak için tabii yine… |
| ''nasılsın kızım? Neler yaptın bugün?'' |
| Anneanneyle oyun oynadınız mı? |
| ''anneanneyle oyun oynadınız mı'' |
| Anneanneyle koştunuz mu? |
| ''anneanneyle koştunuz mu'' |
| (resmen önce cevap, sonra soru şeklinde iletişim kuruyoruz.) :) |
14 Ağustos 2011 Pazar
Misı nam-ı diğer Mısır
| Bugün akşam annemi iftara çağırdık. Sinan ın annesi de gelecek. |
| O yüzden iftar vaktine denk getirmeden, dışarı çıkıp, vakitlice Duru yu parka götürelim dedik. |
| O uyuyunca evi temizlemeye koyulduk. Yine evin şeklini değiştirdik. Duru Hanım televizyona |
| yapışık durduğu için televizyon sehpasını yine kaldırma kararı aldık. Salon iyice iğrenç bir |
| hal aldı. |
| Duru uyanınca yemek yedirdik. Giydirirken zorlanınca ,''atta gidiyoruz'', deyince sakinleşti. |
| 'Aakka''aakka' demeye başladı. 'evet annecim, ayakkabılarımızı da giyeceğiz.' dedim. |
| Giyinir giyinmez fırladı ve 'aakka' aramaya koyuldu. |
| Dışarı çıkmaya bayılıyor. Kaydırağın merdivenlerine tek başına çıktı bugün. Tepesine gelince |
| oturup da kayması gerekirken, ayakta kendini aşağıya bırakıyor. Tabii ben tutmuyor olsam, |
| tepe üstü yuvarlanacak. Ama o çok mutlu oluyor tabii bundan. |
| Eve dönerken, arabaya bindirmekte zorlandık. Nasıl ağlıyor? Kapıyı tutup,''aç,aç'' diye bağırıyor. |
| Geçen hafta sonu babaannesine gitmiştik. Serap ablalar da geldi. Mert ve Demet le |
| koşuşturmak çok hoşuna gitmiş olmalı ki her attaya gidiyoruz deyişimde 'Met ,met diye Mert |
| sayıklıyor. |
| Akşam anneanne, babaanne le yemeğimizi yedik. Duru cuk mutfakta ocağın üstündeki düdüklü |
| tencereyi görüp,'misı,misı' diye mısır sayıklamaya başladı. O tencerede pişirdiğimi görmüş. |
| Ve o tencerenin içinde mısır var zannediyor. Bir iki kez tekrarladı bunu, ben de her seferinde |
| tencereyi açıp, içinin boş olduğunu gösterdim ama o yine tekrarladı. Dayanamadım , |
| buzluktaki tanelenmiş halde koyduğum poşetlerden birin açıp, tabağa doldurup, ısıttım. |
| Önüne koydum, tabaktan çerez yer gibi alıp, yedi ve televizyon seyretti. |
10 Ağustos 2011 Çarşamba
Şarkılı türkülü
| Bu akşam anneanneden gelir gelmez, beni ve babasını alıp, odasına götürdü. En sevdiği aktivite |
| olan sandık üzerine
çıkıp, zıplama oynama işlemine girişti. Biz de hazır olda onu bekliyoruz tabii bu arada. |
| 'Hadi Duru şarkı
söyleyelim'dedik. '2 uzun kulağım..' söylendi. 'ellerim tombik tombik' söylendi. |
| Sonra Sinan Pepe de söylenen bir şarkıyı söyledi. |
| -İki ekmek aldım, eve gidiyorum. Biri büyük ,biri küçük iki ekmek aldııım. |
| Duru 'buyüüüüük' diye bağırdı. Büyük demeyi öğrendi. Küçük diyemiyor ama henüz. |
| Sonra Pepe Pepe diye sayıklamaya başlayınca gidip bilgisayarı açtık ve hoplaya zıplaya |
| oynamaya başladı minik kuzum… |
30 Temmuz 2011 Cumartesi
İlk tatil kabusu
| Çok şükür bugün döndük. Allah ım ne tatildi!!! Her günü ayrı bir vukuat her günü ayrı bir | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| yorgunluk ve mutsuzluk. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Pazar günü Sinan bizi bıraktı ,akşam yemeğini bizimle yedikten sonra eve geri döndü. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Ama Duru daha ilk günden çıldırmaya başlamıştı. İlk gün öğleden sonra çılgınca ağladı. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Ama ne ağlamak. Hayatımızda ilk kez çarşafla salladık Duru yu uyutmak için. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Ben bu kadar ağlamaya dayanamayıp, sinirden ağlamaya başladım .Dikkat ! Daha ilk gün!! | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sinan Meltem le beni denize gönderdi. 'Biz uyuturuz, siz gidin.' dedi. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| İlk gün olduğu için ,uyumsuzluk yaşamıştır, normale döner dedik ama ne mümkün. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sürekli dışarda koşmak istedi. Güneş tepedeymiş, öğlen vakti dışarda olunmazmış. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Yok hiç anlamadı bunları. Sadece kendi çapında çimlerde gezse neyse . | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| İnsanların kapısındaki ağaca astıkları salıncağa binmek istedi, | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| başka çocukların toplarını almak istedi. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Şimdi tatil bittikten sonra bunları yazınca ''amaaan ne var bunda ,gayet normal çocuk davranışları' diyor insan. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Ama kesinlikle öyle değil. Öyle kötü ,öyle gergin günler geçirdik ki anlatamam. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Bir kere Duru hiç ama hiç kucağımdan inmediği için ben çok sinirliydim. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Annem ve 6 aydır görmediğim kardeşimle oturup, şöyle keyifle bir çay içemedim. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Bırak keyifle çay içmeyi, yemeği bile neredeyse aynı anda yiyemedik. Sanki ben işteyken | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| anneannesiyle kalmıyormuş gibi, ona bir kez bile gönüllü gitmedi. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Duru nun öğle uykularında ya denize gittim, ya ben de uyudum yorgunluktan ya da | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| şöyle balkonda keyifle bir çay içelim deyip, çay içtim. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Meltem de tatilini büyük ölçüde yalnız başına deniz kıyısında geçirmiş oldu. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Bu arada ben sinirli ,Duru sinirli, ağlamaklı ,tabii diğerlerinin de sinirini bozduk iyice. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Bir gün annemle kavga ettim, bir gün Meltem le küstük. Birbirimize girdik yani. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| İki karış boyuyla, bizi birbirimize düşürdü bu küçük bıdık. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Denize öyle geçen seneki gibi çok keyifli girmedi Duru Hanım. İlk gün yine biraz daha | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| istekliydi. Daha sonraki günlerde dalgalardan korkmuş olmalı, ya hiç girmedi denize. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kucağımda bacaklarını belime dolamış bir şekilde durup, denize taş atmayı tercih etti. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Ya da bir şekilde simiti ile denize sokmayı başarsak bile robot gibi kıpırdaman oturdu, | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| denizin içinde. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Genellikle o küçücük odada Pepe seyrettik. Bir tek onu seyrederken çok sakindi. Amaaaa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| o bitince feryadı bir gör. ''Pepe bittiii.'',''aç,aç,aç'' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Tatilin en hayırlı sonucu Duru nun artık
iyiden iyiye konuşmasıydı. Sinan bizi almaya geldiğinde farkı çok net fark etti. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Artık bıcır bıcır konuşuyor. Ben ne dediğini büyük ölçüde anlıyorum . | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -aaba gelio (araba geliyor) | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -giy giy (ayakkabıları ayağında olmadığı için dışarı çıkmasına izin vermeyince) | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -aakka (ayakkabı) (Bunu evde de söylüyordu ama tatilde çooook yoğun kullandı.) :) | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Duru yu susturabilmenin bir yolu da O na çiğdem yedirmekti. Öyle ki ağlamasın diye | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| kendim bir tane yemeden saatlerce çiğdem kırdım onun için. Yeter ki sussun!!! | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kaldığımız yerin arka cephesinde başka bir alan vardı. İnsanların kendilerine ait barakalar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| yaptığı bir alan. Onların birinin önündeki bir direkte salyangoz vardı. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Meltem le gezdikleri bir anda onu fark etmiş, Meltem de 'salyangoz' demiş. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Odaya gelip kitabından salyangoz resmini gösterdi Meltem e. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Halkalarını çıkarırken tek tek saydı ,bütün tatil boyunca. Evde de sayıyordu ama burada | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| çok daha net ve kendi isteği ile,-bii ,-kiki ,-üç ,-dööööt,-beş ,-dedi, -şekis ,-dokuş , -oooooon | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| diye saydı. Altıyı başlarda genellikle unuttu ama son günlerde onu da eklemeyi başardı. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Bol bol Pepe şarkıları
söyledik. Meltem in beynine kazındı şarkılar. Durmadan tekrar etmeye başladı bu şarkıları. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| İşte bunlardan bazıları ; | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -İki ekmek aldım, eve gidiyorum. Biri büyük ,biri küçük iki ekmek aldııım. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -Pepe nin sarıları çoğalıyor. Pepe nin sarıları çoğalıyor. Bir tane sarı muz, bir tane sarı ağaç ..vs… | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -Pepe annesine ne renk çiçek verecek. Pepe annesine ne renk çiçek verecek…. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| -Önemli olan, oyun oynamak, üzülmeyi bırak eğlenmene bak…. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Eve dönünce küçük kızım normale döndü. Kucağımdan indi, evin içinde dolanmaya başladı. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sinan bilgisayara Pepe cd leri yüklemiş. Onları açtık. Meltem ve Sinan alışverişe gitti. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Duru salonda tek başına Pepe seyretti. Ve beeen mutfakta buzdolabını bile sildim bu arada. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Çamaşır makinasına bütün tatil kıyafetlerini attım, astım, bir daha attım ,bir daha bir daha. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Duru arada beni yoklamaya gelse de deliler gibi Pepe seyrediyordu. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Pepe sen nelere kadirsin, seni
yapandan yönetenden Allah razı olsun diye diye yaptım işlerimi. |
Etiketler:
Arşiv,
Dil gelişimi,
Duru haller,
Tatil
18 Temmuz 2011 Pazartesi
Kutu kutu pense
| Dün gece pişikleri dolayısıyla çok kötü bir gece geçirip, çok ağlayınca artık bir |
| dermatoloğa götürmeye karar verdik. |
| Annemden rica ettim, Zeybek Tıp Polikliniğine götürmesini istedim. |
| Doktor o kızarıklıkların mantar olmadığını ,içtiği bir ilacın idrarında kalıntı bıraktığını |
| bu nedenle de kızardığını söylemiş. |
| Son günlerde ilk kez yediği bir şey de olabilir demiş. |
| Düşündüm, düşündüm son günlerde en çok yediği şey karpuz ve domates. |
| Karpuz böyle bir şey yapmaz ama domates suçlu olabilir. |
| Bu yüzden bir süre çiğ domates yemeyeceğiz :( |
| Bu arada kızım bir şekilde 'kutu kutu pense' oynamayı öğrendi. |
| Halası büyük çocuklara oynatırken o da müdahil olmuştu bir gün. |
| O gün bu gündür, ara ara ben de oynatıyordum. |
| Şimdi elimizi tutup, bizi odasına veya yatak odasına götürmeye kalktığında |
| hemen kutu kutu pense pozisyonu alıyoruz. |
| Biz söylemeye başlayınca O da 'kutu kutu pense' diyor artık. |
| İnanamıyorum yaaa. Benim küçük kurabiyem, artık böyle uzun uzun sözcükleri söyleyebiliyor. |
16 Temmuz 2011 Cumartesi
Kaçamak
| Bugün Cumartesi olmasına rağmen Duru yu anneme bırakıp, Özlem le buluştum. |
| Biraz davetiye ıvır zıvır baktık. Eve dönerken kendime düğünde giyeceğim elbiseyi |
| aldım, Duru ya da uzun zamandır almak istediğim plastik yazlık ayakkabılardan buldum. |
| Eve geldiğimde Sinan ve Duru evdelerdi. Koşarak kapıya geldi Duru güle güle. |
| Ayakkabıları verince yere oturdu ve ayakkabıları giymeye çalışarak 'giy giy' dedi. |
| Ayakkabıya 'aakkabı' diyor. |
| Akşamları odasındaki sandığa çıkıp, lay lay yapmak üzere bizi zorla odasına götürdüğünde de |
| elbise dolabını açıp, bebeklik ayakkabılarını çıkarıyor. Eline alıp, sandığa çıkıyor. |
| 'Aakkabı,aakkabı' diyerek onları sandığın üstüne koyuyor ve 'dusun dusun' diyor. |
| Tamam kızım, ayakkabıların sandığın üstünde dursun, sen öyle istiyorsun madem. |
10 Temmuz 2011 Pazar
Dolu dolu haftasonu
| Cuma günü anneannemiz Selçuk a düğüne gittiği için,Duru yu öğleden sonra teyzemlere bıraktı. |
| Biz de akşam oradan aldık. Cumartesi günkü mevlid dolayısıyla cuma akşamı Hüseyin Abi ler bize geldiler, |
| kalmaya. |
| Kapı çalınca Duru ya 'Gel bakalım kimler gelmiiiş' dedim. |
| Duru 'abi abi ' diye heyecan yapmaya başladı. |
| Sonra kapıda Deniz i görünce de sevindi, gülümsedi. |
| 'Aaa Deniz Abla gelmiş' dedim. |
| Duru 'Deniş abla' dedi, sondaki a yı incelterek kibar kibar. |
| Bir ara 'Ayşen Yenge' demeyi bile başardık. |
| Cumartesi mevlide gittik babaannemizin evine. |
| Mevlid boyunca Duru başımdaki örtüyü çekiştirip, 'aç aç ' dedi. |
| Sonunda ben de pes edip, takmamaya karar verdim. |
| Mevlid bitip, Duru öğleden sonra uykusundan uyanınca evimize döndük. |
| Akşam çok geç vakitte de önce oyuncakçıya gittik Alper ve Hamza Kaan a hediye almak için, |
| sonra da İnciraltı na gittik. |
| Oyuncakçı da Duru deli gibi koşturdu. Raflardaki peluş oyuncakları çekiştirip, yerlere attı. |
| İnciraltı nda da sadece kaydırak olan küçük çocuk parkında oynadık kızımla. Tam O na göreydi, |
| yerler kum ve kaydıraklar kısa merdivenli. Çok eğlendi. Sonra yorulup, sütünü içip, uyudu. |
| Bugün Serap Abla ya kahvaltıya gittik. Kalabalık bir gruptuk. |
| Hüseyin Abi ler, Vedat Abi ler, Sedat Abi ler, Serap Abla lar, babaannemiz ve biz. |
| Yani bir tek Serdar Abiler eksikti aileden. |
| Duru müzikli oyuncaklar bulup, onlarla oynadı. Piyano gibi, org gibi bir oyuncak vardı. |
| Onun başında bol bol fotoğraf çektik kızımı, o poz vermese de. |
| Güzel de kahvaltı yaptı. |
| Her şeyden biraz biraz derken uzun zamandır yapmadığı kadar iyi bir kahvaltı yaptı. |
| Kızım aynı anneannesi gibi keki çok seviyor. |
| Haa bir de pilava bayılıyor. Bütün hafta sonu, mevlid dahil sürekli pilav sayıkladı 'Pii piii' diye |
| Cumartesi günü kahvaltı yapmayıp, daha öğle uykusuna bile yatmadan, açlıktan pilav yedi. |
| Evde sürekli pilav bulundurmalıyım yoksa bu kız beni mahveder.:) |
Etiketler:
Arşiv,
Beslenme,
Dil gelişimi,
Duru haller
3 Temmuz 2011 Pazar
Daha da konuşuyoruz
| Bugün öğleden sonra Gölet e gittik. Kızım göldeki ördekleri görüp,' 'vak vak , vak vak'' diye |
| heyecan içinde bağrıştı. |
| Koşturdu. Bizi bırakıp, bırakıp, başka insanların arasına daldı. Her zaman ki gibi. |
| Yine Hamza Kaan ne dediyse ,ne yaptıysa güldü. |
| Hamza Kaan annesinden Duru gibi bir kardeş istedi. Aslında erkek olsun istiyormuş ama |
| Duru gibi olsunmuş. Sevimli olsun, etrafımda pervane olsun istiyor sanırım. |
| Dönerken yorgunluktan baygın düşüp, arabada uyudu bizim ufaklık. |
| Evde de devam etsin uyumaya, biz de biraz iş yapalım derken, uyandı tabii :) |
| 'Anne-baba'' diye diye bizi yine sandık başına sürükledi.Bu akşam ; |
| 'Senin adın ne? Duru'' çalışması yaptırdım veee Sonuç: |
| 'Senin adın ne?' diye sorunca utanıp, gülerek ''Duuu'' diyor. |
| O sandığın başında neler neler konuşuyor. Anladığım kadarıyla; |
| 'Lay yabıyodu Duu'' |
| 'Memesi düşüodu'' (memeyi yere atıp) |
| Otuu'' (biz ayağa kalkıp, oradan uzaklaşmaya meyledince) |
| Galk'' (biz salonda otururken, bizi istediği yere götürmek için, yada sandıkta onun yanına |
| oturunca. Eee hanım onun tepesinde yalnız olmak istiyor) |
5 Ocak 2011 Çarşamba
Çocuklar hasta olmasın
| Bu günlerde durumumuz hiç iyi değil, |
| Duru hasta. Peditus içiyorduk. Doktor 5 günden fazla devam etmeyin demişti. |
| Biz de 3 gün içirip bırakmıştık. E zaten iyileşmişti de. |
| 2 gündür yine kötü, burnu akıyor, tıkanıyor, temizletmiyor. Temizlerken ağlıyor. |
| Okyanus suyu aldık, bebekler için minik göz damlası gibi plastik tüpte. |
| Ağlasa da kullanıyoruz mecburen. |
| Dün akşam yine ateşliydi, boş boş bakıyordu etrafa. |
| Calpol içirip, yatırdık. Gece 3,5 gibi uyandı ateşi artmıştı. Yine calpol içirelim dedik. |
| İçirmemizle kusması bir oldu. Üstümüz, başımız yatak rezil oldu. |
| Korktu bu seferde ağlamaya başladı. |
| Sabah uyurken çıktım, ateşi düşmüş gibiydi. |
| Bilmiyorum yaa, iyileşti derken yeniden başlıyor. Ne yapmalıyım bilmiyorum. |
| Bu akşam Özlem gelecek, ona bir muayene ettireceğim olmazsa doktora gideceğiz. |
| Ama doktor 38 derecenin üstüne ateş demiyor ki. |
| Bizimki max. 36,5 oluyor. Ama o da duru için çok işte. |
| Bu ateşte bile huysuz ağlamaklı ,sürekli kucakta. |
| Sabahları mümkünse Duru ya görünmeden çıkıyorum evden. |
| Şu an o insanların söylediği, ''hadi annecim ben şimdi gidiyorum işe, para kazanıp, |
| sana süt alıcam, mama alıcam'' hikayeleri için çok erken. |
| Boşu boşuna ağlatmanın anlamı yok çocuğu. |
| Anneme bırakırken de çaktırmadan Sinan a bırakıp çıkıyordum. |
| Tabii mümkün olduğunca ,çünkü eğer karşılaşırsak, ağlıyor çocuk. |
| Ben sanki odadan başka bir şey için çıkıyormuş gibi çıkıp gidiyorum |
| arkasından el sallamıyorum henüz. |
| Duru nun da arkadaki dişleri çıkacak, herhalde eli bileğine kadar ağzında nerdeyse. |
| Bu hafta sonu Özgürlerin oğlanın Mert Efe nin doğum günü var. |
| Bizimkine de az kaldı. Ben de bu konuyu düşünüyorum işte ne yapsam neler ikram etsem |
| falan diye. |
| Meltem gelecek Duru nun doğum gününde. |
| Genel olarak o da mutsuz alışamadı ve alışmak da istemiyor sanırım. |
| Hep bir mutsuzluk buluyor kendine. |
| Haksız değildir mutlaka, ben asla gitmezdim bile. |
| Amaaan hep böyle saçma sapan yani durumumuz. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)