Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2013 Salı

Tatil Dönüşü

Uzuuun zamandır beklenen mucizevi 9 günlük tatilin ardından kendine gelemeyenlerden biri de benim pek tabiki . Hoş ben yaz tatilinden sonra kendime gelebildiğimi de söyleyemeyeceğim hala...
Tatil sonrasında herşey saçma ve gereksiz geliyor benim gözüme.

9 günlük bu süreçte ben korkunç bir tatil de yaşadım, sakin bir tatil de yaşadım.
Yoruldum da dinlendim de
Yani oldukça eserli bir ruh halim vardı ve dolayısıyla daldan dala kondum durdum...

Duru genel olarak huy değiştirdiği için beni çok zorluyor.
Her şeye ama aklınıza gelecek herşeye ''ben '' diyor.
'Ben yapacağım' ,'Ben söyleyeceğim', 'Ben açacağım' , ben,ben,ben....

Misal süt içip,yatacak (bekle hazırlayıp getireyim di mi?)
-Dolaptan bardak alınacak-ben
-Buzdolabından süt alınacak-ben
-Mikrodalgaya konulacak-ben
(Tabii bu arada elinde süt dolu bardakla fırının kapağını açmaya çalışırken ,süt çalkalanıyor,birazı dökülüyor.)
''Önemli değil annem,sileriz'' diyor.Deliriyorum ben bu arada...
Bitmediii,
-Süte koyacağı nesquik dolaptan alınacak-ben
-Kapağı açılacak-ben
-Bardağa dökülecek,kaldırılacak vs vs -ben
-Dolaptan pipet alınacak-ben
Ohhh nihayet bitti, içecek artık sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz
-İçi süt dolu,pipetli bardak salona taşınacak-ben
Kazara bunlardan birini yapmaya kalkışırsanız kavga ,kıyamet,gözyaşı veee cinnet geçiren bir anne ile iki kat daha yoğun etkili çığlık ....
Bir gece daha böyle sona eremiyor,sadece sona ermeye hazırlanıyor.
Daha bunun,dişini fırçalama,gece okunacak kitapları seçme,kaç kitap okunacağı hakkında pazarlık yapma,ışığı kapatıp,gece lambasını açma vs vs gibi artçıları var.
Ve tüm bunlar ben de bir cinnet ,cinayet hali yaratıyor doğal olarak.




4 yaş sendromu olma olasılığı yüksek olmakla beraber,hastalığının sürmesinin de etkisi var.
Bayramdan önceki hafta sonu öksürüyor diye doktora götürmüş,ayrıca 1 hafta kadar önce antibiyotik kullandığımızı ,kulağındaki sorunun iyileşip,iyİleşmediğini de kontrol etmesini istemiştik.
''Aman gözünüz aydın,kulağında sorun yok.öksürük için bu şurubu kullanın,sorununuz geçmezse pzt. yarım gün çalışıyorum,tekrar gelin görüşelim'' dedi doktor.
Bizimki pazar günü yıktı ortalığı kulağım ağrıyor diye.
Pzt tekrar gittik doktora.
''Aaa orta kulak iltihabınız tekrar etmiş.7 iğne'' dedi doktor.
İğne yerine şurup aldık biz,çünkü doktora güvenemedik,
Bir gün önce geçmiş deyip,ertesi gün 7 iğne verince inandırıcı gelmedi.
Bayramın 3 . günü Balıkesir e gittik.
Sinan ın abisi muayene etti ve ''ya çocuklar bu çocuğun kulağında galiba böcek var ''dedi.
Hastaneye gittiler,oradaki aletler daha gelişmiştir diye.Hakikaten böcek varmış.
Ben bilmezdim ama ''kulağa kaçan'' diye tanınan bir böcek varmış.Çoğu kimse bilirmiş bunu.Hani şu marulların içinde sıkça görülen böcek buymuş.
Evden kbb uzmanını çağırdılar,bayram günü adamcağız İzmir den gelen insanlar yüzünden kalkıp,hastaneye gelmiş ve böceği çıkardı.
''Şimdilik bu şişe antibiyotik bitene kadar kullanın,ama sonra mutlaka bir uzmana gidin ve
kulak zarındaki iltihabı dışarı çıkarsın,çünkü bunun antibiyotik ile geçeceğini sanmıyorum ''dedi.
İlaç koleksiyonumuza birkaç ilaç daha ekledik böylece...


Bunlar da gerdi beni tabii ama bir de regl öncesi durumlar...
Tam cinnet geçirmeliktim ve hatta cinayet işleyen kadınların bu durumu hafifletici neden sayılmalı
diye de karar verdim.
Hepimizin ortak fikri budur diye düşünüyorum.Yanılıyor muyum?

21 Ekim 2013 Pazartesi

Yok artık

Duru genel olarak huy değiştirdiği için beni çok zorluyor.
Her şeye ama aklınıza gelecek her şeye ''ben '' diyor.
'ben yapacağım' ,'ben söyleyeceğim', 'ben açacağım' , ben,ben,ben....
Bu ben de bir cinnet ,cinayet hali yaratıyor doğal olarak.
4 yaş sendromu olma olasılığı yüksek olmakla beraber,
hastalığının sürmesinin de etkisi var.
Bayramdan önceki hafta sonu öksürüyor diye doktora götürmüş,
ayrıca 1 hafta kadar önce antibiyotik kullandığımızı ,kulağındaki sorunun iyileşip,
iyileşmediğini de kontrol etmesini istemiştik.
''aman gözünüz aydın, kulağında sorun yok. öksürük için bu şurubu kullanın,
sorununuz geçmezse pazartesi yarım gün çalışıyorum, tekrar gelin görüşelim'' dedi doktor.
Bizimki pazar günü yıktı ortalığı kulağım ağrıyor diye.
pazartesi tekrar gittik doktora.
''aaa orta kulak iltihabınız tekrar etmiş. 7 iğne'' dedi adam.
İğne yerine şurup aldık biz, çünkü adama güvenemedik,
Bir gün önce geçmiş deyip, ertesi gün 7 iğne verince inandırıcı gelmedi.
Bayramın 3 . günü Balıkesir e gittik.
Sinan ın abisi muayene etti ve ''ya çocuklar bu çocuğun kulağında galiba böcek var ''dedi.
Hastaneye gittiler, oradaki aletler daha gelişmiştir diye.
hakikaten böcek varmış.
Evden kbb uzmanını çağırmışlar, adam çıkarmış.
''şimdilik bu şişe antibiyotik bitene kadar kullanın, ama sonra mutlaka bir uzmana gidin ve
kulak zarındaki iltihabı dışarı çıkarsın, çünkü bunun antibiyotik ile geçeceğini sanmıyorum ''demiş.
ilaç koleksiyonumuza birkaç ilaç daha ekledik böylece...

30 Eylül 2013 Pazartesi

Hasta Duru

Her tarafım ağrıyor. Çok enerjik bir hafta sonu geçiremedim.
Cuma günü İstanbul da toplantı vardı.1saatlik kısa bir toplantıydı.
Öğleden sonra da Meltem le buluşup, Aylin e gittik.
Saat 8 uçağı ile döndüm.
Ama bana yalnız bir organizasyon yapmak yaramıyor.
Gün içinde hiç evi aramadım.
Her gün ne yaptınız? Okul nasıldı? Ağladı mı? ,o mu bu mu diye arıyorum.
Cuma kendi hallerine bıraktım bunları.
Eve geldim ,Duru hafif sallanıyor, gözler kaymış.
Öğretmeni biraz erken göndermiş, Cuma günü eve.
Ateşi var demiş anneme.
Cumartesi günü doktora götürdük.
Ben de Cumartesi günü için Serap ları yemeğe davet etmiştim.
Planım, Duru yla Sinan ı parka falan gönderip, evde yayıla yayıla yemek hazırlamaktı.
Orta kulak iltihabı olmuş.
Ateşi doktorda olduğumuz an 39 u geçmişti.
Doktor hemen enjeksiyon verdi.
3 gün enjeksiyon, sonra da 7 gün antibiyotik alın dedi.
Duru ilk kez iğne oluyor hasta olduğu için.
Bugüne kadar biz yalvarırdık doktora şurubu kusuyor ,iğne yapsak diye.
İğne gerekmedikçe yapılmaz diye itiraz ettiler hep.
Bu kez doktor söyleyince çok şaşırdık.
Çünkü Duru hep sordu, biz de ''yok kızım bu doktorlar iğne yapmıyorlar ,korkma '' dedik.
Yalancı çıktık.
Dün de Egepol de yaptırdık iğnesini.
Bugün Sinan öğlen gidip götürecek, sonuncusu yapılacak.
Bugün gitmedi okula, yarın da gitmez .Çarşamba göndeririz artık.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Kutu kutu pense

Dün gece pişikleri dolayısıyla çok kötü bir gece geçirip, çok ağlayınca artık bir
dermatoloğa götürmeye karar verdik.
Annemden rica ettim, Zeybek Tıp Polikliniğine götürmesini istedim.
Doktor o kızarıklıkların mantar olmadığını ,içtiği bir ilacın idrarında kalıntı bıraktığını
bu nedenle de kızardığını söylemiş.
Son günlerde ilk kez yediği bir şey de olabilir demiş.
Düşündüm, düşündüm son günlerde en çok yediği şey karpuz ve domates.
Karpuz böyle bir şey yapmaz ama domates suçlu olabilir.
Bu yüzden bir süre çiğ domates yemeyeceğiz :(
Bu arada kızım bir şekilde 'kutu kutu pense' oynamayı öğrendi.
Halası büyük çocuklara oynatırken o da müdahil olmuştu bir gün.
O gün bu gündür, ara ara ben de oynatıyordum.
Şimdi elimizi tutup, bizi odasına veya yatak odasına götürmeye kalktığında
hemen kutu kutu pense pozisyonu alıyoruz.
Biz söylemeye başlayınca O da 'kutu kutu pense' diyor artık.
İnanamıyorum yaaa.
Benim küçük kurabiyem, artık böyle uzun uzun sözcükleri söyleyebiliyor.

17 Temmuz 2011 Pazar

Bir sıkıcı pazar

Bugün havanın çok sıcak olması ve Duru nun geceleri çok mutsuz geçirmesi dolayısıyla,
evde uyukladık bütün gün. Ben bir ara yemek yaptım sadece.
Duru kahvaltı yapmadı, zaten artık doğru dürüst hiçbir şey yemiyor.
Kahvaltı yerine de koca bir domates yedi .Domatesten midir bilmem ama, akşam
daha doğrusu gece pişikleri bir kızardı, bir kabardı. Küçük kuzu deliler gibi ağladı.
Neyse akşama doğru bir anda salonda koltukların yerini değiştirmeye karar verdik.
Klima koltuklara doğru üflüyor ve bu yüzden Duru hasta olacak diye korktuk.
Hadi mi hadi deyip kalkıştık. Ortalık karman çorman oldu.
Halılar kalktı, koltuklar, masalar çekildi. Ortamın karışıklığından en çok Duru hoşlandı.
Uzun zamandır ortada durmayan, orta sehpayı görünce hemen üstüne tırmandı.:)

12 Ocak 2011 Çarşamba

Orta kulak iltihabı aramıza hoşgeldin

Duru hastaydı çok. Geçen hafta çok ateşleniyordu. Gerçi 39 olmamıştı ama.
Dolven (ibufen, pedifen de aynı şeymiş) ve Calpol ü 4 saatte bir dönüşümlü olarak vererek 
dengeye sokabilirsiniz ancak dedi Özlem.
Nitekim bu şekilde normale döndü.
Burun akıntısı da geçmişti.
Ama gece ağlamaları kesilmedi.
Ağlayarak uyanıyor ve susmak için 2 yudum süt içiyor, açlıktan değil yani ,yarım saatte bir falan.
Ben de hastayım bu arada.
Dün doktora gittim.
Boğaz enfeksiyonu, antibiyotik verdi.
Öğleden sonra da Duru yu götürdük.
Orta kulak iltihabı olmuş. Ona da antibiyotik başladık.
Ama çocuklara ilaç vermek, damla damlatmak kolay mı sanki,
Evde kriz yaşanıyor sürekli. Bağrış çağrış,2 damla şurup içirebiliyoruz ancak.
Çok can sıkıcı yani durumlar.
Bu arada diş etleri çok şiş ve kırmızıymış.
Azılar geliyor dedi doktor.
'Eğer bugün gelmeseydiniz 2-3 güne acile gitmek zorunda kalırdınız kulağı için dedi.
Çok sancılı bir durumdur. Kaldıramazdı bu ağrıyı'' dedi.
2-3 gün önce oluşmuş ama daha yeni.
'Geçen hafta ateşi olduğunda gelseydiniz de ben göremeyebilirdim ''dedi.

10 Ocak 2011 Pazartesi

Şimdi de beni vurdu

Şimdi de ben hastayım
Dudağımda uçuk çıktı. Boğazım şişti.
Duru dan bana bulaştı e ben dinlenemediğim için beni fena vurdu.
Duru nun dişetleri kıpkırmızı ve şiş.
Çok huysuz, her şeye ağlıyor ama her şeye
Dün itibariyle yine ishal gibi oldu. Eskisi kadar su gibi değil ama yine de ishal.
Bize tyrosyd de sürebilirsiniz dedi Sinan ın abisi ve Özlem.
Zaten Çınar ların doktoru da onlara tyrosyd i vermiş.
Bir iyileşelim de ne biz kimseye bulaştıralım, ne bize bulaşsın artık.
Hayırlısıyla bu doğum gününü atlatalım istiyorum.

7 Ocak 2011 Cuma

İyi ki doğdun Mert Efe

Bu akşam Mert Efe nin doğum günündeyiz.
Mert Efe yürüyebiliyor artık ama benim minik kızım tutunmadan yürüyemiyor henüz.
Özgür lere giderken arabada uyuyordu Duru .Eve girdikten kısa bir süre sonra gözlerini açtı.
Ev doğum günü dolayısıyla süslenmişti etraftaki süsleri gösterip gösterip ''Çiççe ,çiççe'' dedi
benim minik kuzucuğum.
'Çiççe'' Duru nun dilinde çiçek demek olup, ilk söylemeye başladığı kelime desem yalan
söylemiş olmam herhalde.
Bütün gece her gördüğü süs için aynı derece heyecanlanarak ,'çiççe' demeye devam etti.
Kızım henüz yürüyemiyor olabilir ama bu emekleyerek de istediği yere ulaşamayacağını
göstermez.
Her an her yerdeydi. Hop mutfakta, hooop salonda. İnsanların ayaklarının arasında.
Henüz oyuncak paylaşma fikrine açık değil. Doğum gününde hem Mert Efe nin hem de 
kendinden 1,5 yaş büyük bir misafir kızın elindeki tüm oyuncakları ellerinden çekti
neredeyse.
Oynamak için değil tabii. Çekip bir kenara bıraktı. Maksat onlar da oynamasın :)

5 Ocak 2011 Çarşamba

Çocuklar hasta olmasın

Bu günlerde durumumuz hiç iyi değil,
Duru hasta. Peditus içiyorduk. Doktor 5 günden fazla devam etmeyin demişti.
Biz de 3 gün içirip bırakmıştık. E zaten iyileşmişti de.
2 gündür yine kötü, burnu akıyor, tıkanıyor, temizletmiyor. Temizlerken ağlıyor.
Okyanus suyu aldık, bebekler için minik göz damlası gibi plastik tüpte.
Ağlasa da kullanıyoruz mecburen.
Dün akşam yine ateşliydi, boş boş bakıyordu etrafa.
Calpol içirip, yatırdık. Gece 3,5 gibi uyandı ateşi artmıştı. Yine calpol içirelim dedik.
İçirmemizle kusması bir oldu. Üstümüz, başımız yatak rezil oldu.
Korktu bu seferde ağlamaya başladı.
Sabah uyurken çıktım, ateşi düşmüş gibiydi.
Bilmiyorum yaa, iyileşti derken yeniden başlıyor. Ne yapmalıyım bilmiyorum.
Bu akşam Özlem gelecek, ona bir muayene ettireceğim olmazsa doktora gideceğiz.
Ama doktor 38 derecenin üstüne ateş demiyor ki.
Bizimki max. 36,5 oluyor. Ama o da duru için çok işte.
Bu ateşte bile huysuz ağlamaklı ,sürekli kucakta.
Sabahları mümkünse Duru ya görünmeden çıkıyorum evden.
Şu an o insanların söylediği, ''hadi annecim ben şimdi gidiyorum işe, para kazanıp,
sana süt alıcam, mama alıcam'' hikayeleri için çok erken.
Boşu boşuna ağlatmanın anlamı yok çocuğu.
Anneme bırakırken de çaktırmadan Sinan a bırakıp çıkıyordum.
Tabii mümkün olduğunca ,çünkü eğer karşılaşırsak, ağlıyor çocuk.
Ben sanki odadan başka bir şey için çıkıyormuş gibi çıkıp gidiyorum
arkasından el sallamıyorum henüz.
Duru nun da arkadaki dişleri çıkacak, herhalde eli bileğine kadar ağzında nerdeyse.
Bu hafta sonu Özgürlerin oğlanın Mert Efe nin doğum günü var.
Bizimkine de az kaldı. Ben de bu konuyu düşünüyorum işte ne yapsam neler ikram etsem 
falan diye.
Meltem gelecek Duru nun doğum gününde.
Genel olarak o da mutsuz alışamadı ve alışmak da istemiyor sanırım.
Hep bir mutsuzluk buluyor kendine.
Haksız değildir mutlaka, ben asla gitmezdim bile.
Amaaan hep böyle saçma sapan yani durumumuz.

6 Aralık 2010 Pazartesi

Doktor kontrolü

Sabahtan Duru yu doktora götürdük.
Hem genel kontrol hem de eğer iyiyse grip aşısının 2. Dozunu yaptıralım diye.
Ben 2 haftadır randevu almak için çarş.perş. aradığım için cts ye vermiyorlardı randevu.
Ben de en sonunda pazartesi sabah ilk randevuyu istedim. Yoksa 3 hafta gecikecekti.
Genel durumu iyiymiş. Sadece çok çok az kilo almış.2 ayda 300gr almış sadece.
Eee hiç bir şey yemiyor. Mümkün olsa sadece süt içecek.
Pişikleri için iyileştirici kremler verdi, hametan dan farklı olarak.
1 tanesi sadece sabah akşam birer kez kullanılıyor.10g lık bir küçücük tüp.
Bu tedavi amaçlı bir şeymiş.
Diğerini her alt açmadan sonra kullanabilirsiniz dedi.
Çinko içerikli bir şeymiş, diğerlerinden daha etkiliymiş.
İshali için de bir damla verdi ama sanki bu günlerde iyileşiyor gibi
,biraz daha bekleyeceğim onu vermek için.
Çocuğu bir de kabız yapmayalım.
Geceleri ağlayarak uyanıyoruz.
Ve eskiden uyanınca süt içiyor, susuyorduk.
Şimdi süt de içmiyoruz doğru dürüst, sadece ağlıyoruz.
Diş herhalde tek nedeni.
Başka ne olacak? Dün doktordaydık, her şey yolunda dedi.
Alt dişlerinden bir tanesi daha patlamış dedi, ben görmedim gerçi ama..