Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2018 Pazartesi

Uygulayamayacağım bir karar ve Bodrum tatili

 Blogda yazmayı hep çok istiyorum ama pek başarılı olamıyorum. Çocuklar büyüyor ve olan biteni not alıp, küçük bir arşiv oluşturmak onlar için yapılabilecek en ince davranış gibi geliyor bana. Buna rağmen istikrarsızlık  kaçınılmaz benim için.
 Şimdi yine Eylül ayında her güne bir yazı projesine katılma kararı aldım. Japon Kedi 'nin başlattığı bir blog projesi bu. Bense İyi geceler Küçük Joe ve Kahve İçer miyiz den gördüm. Velhasıl deneyeceğim. Uygulayamayacağım bir karar olmaz umarım.

 1 Eylül Cumartesi günü başladı ve biz cumartesi sabah erkenden -sabah 06.30 gibi - Bodrum'a gitmek üzere yola çıktık. Vedat Abi'ler Bodrum Askeri Kamp'ta tatil yapıyorlardı biz de Bodrum'da bir yerde kalır, gündüzlerimizi onlara geçirir, böylece bu yazın son havuz-deniz serüvenini de böylece bitiririz dedik.
 Giderken Bafa Gölü kıyısında kahvaltı yaptık, kahvaltı süresince göldeki ördekleri ekmekle besledik, mis gibi demlenmiş çay içtik. Benim böyle yol üzeri ,çok da uğrayanı olmaz diye düşündüğüm yerlerde  beklentim çok düşük oluyor. Önyargı işte ben de bolca var olan. Beklediğimin çok üstünde temizliği ve tazeliği çok içime sinen bir kahvaltı oldu.
 Bodrum'a ulaşınca otelimize hiç uğramadan kampa giriş yaptık . Çocuklar çok mutluydu ben de öyle. İyi geldi bana . Bodrum'u zaten nedeni bilinmez bir şekilde çok severim .Nedeni bilinmez dedim çünkü öyle bir hatırası var ,oranın yeri benim için ayrıdır falan diyeceğim bir durum söz konusu değil Bodrum'u koşulsuz seviyorum ben.
 En son 2012 yazında gitmiştik. Duru daha 2,5 yaşındaydı. Yine kampa uğramıştık o tatilimizde de. Yol boyunca Duru'nun o yıl orada çekilmiş fotoğraflarına baktım. Bir nevi anı tazeleme olduğu için de güzel geldi bana. Bu kez Arda da bizimleydi. O yıllarda ancak bebek arabasında yatabilen Pelin kocaman bir kız olmuş, Duru ile iki kuzen özgürce dolandılar etrafta.




Cumartesi gecesi geç vakip otelimize gidip, uyuduk. Pazar günü kahvaltımızı yapıp hemen kampa geri döndük, öğleden sonra ise zar zor vedalaşarak, hatta neden bu kadar erken gidiyoruz ki diye yapılan kaprislere katlanarak yanlarından ayrılıp evimize döndük. Güzel bir kapanış yaptık özetle.

1 Ağustos 2018 Çarşamba

Yaz Tatillerimiz

 Her yaz şöyle bir düşünürüm biz hangi yaz nereye gitmiştik ,nerelerde tatil yapmıştık, o zaman Duru kaç yaşındaydı vs vs...
 Artık mini bir liste hazırlamaya karar verdim. Malum zaman geçtikçe , yıllar uzadıkça hatırlayamadıklarım artacak. Bir ara zaman bulduğumda bu yıllara ait en azından birer sembolik fotoğrafta eklemek istiyorum. Böylece yıllar içindeki değişimimizi de  tek bir sayfada görebiliriz.


2008 : Düğün + Çıralı'da balayı (Sinan ve ben)
2009 : Duru'ya hamile + İstanbul gezisi (Sinan ,ben ve karnımda Duru - Filiz'in nişanı bahanesi ile)
2010 : Duru 8 aylık + tatile çıkmadık . (Ufak bir Balıkesir hafta sonu gezisi )
2011 : Duru 1,5yaş + Seferihisar tatili (Annem ,Meltem ,ben ve Duru, maalesef Sinan'ın izni yoktu)




2012 : Duru 2,5yaş + Bodrum tatili (Sinan ,ben ,Duru ve Meltem)
2013 : Duru 3,5yaş + Antalya/Side-Von Club tatili (Sinan ,ben ,Duru ve Meltem)
2014 : Duru 4,5yaş + Antalya/Side-Von Club tatili (Sinan ,ben ,Duru ve Meltem ,bir de karnımda Arda)
2015 : Duru 5,5yaş + Arda 8 aylık +tatile çıkmadık. (yaklaşık 10 günlük Balıkesir tatili,ben ve çocuklar, maalesef Sinan'ın yine izni yoktu)
2016 : Duru 6,5yaş + Arda 1,5yaş +Kuşadası-Kuştur (Sinan ,ben ,Duru ve Arda)
2017 : Duru 7,5yaş + Arda 2,5yaş +Antalya/Kemer-Ulusoy Holiday Club (Sinan ,ben ,Duru ,Arda ve Meltem )
2018 : Duru 8,5yaş + Arda 3,5yaş + Antalya/Side-Von Club tatili (Sinan ,ben ,Duru ve Arda)
 Kısmetse bu yıl ki tatil planımız bu ,bu kez Arda karnımda değil yanımda. Duru burayı çok sevmişti. Hatta 2 yıl üst üste aynı yerde tatil yapma nedenimiz Duru'nun sürekli bunu dile getirmesiydi. Bakalım Arda da beğenecek mi?

Not-1: 2018 tatili için ayrı bir yazı yazacağım mutlaka.
Not-2: Bir ara eski tatillerden en az birer fotoğraf ekleyeceğim ki evrimimizi görelim ailecek. (Tabii bunun için önce o fotoğrafları kaydettiğim yerleri bulmam gerekiyor. Burada da yine tembelliğim devreye giriyor.)

22 Ekim 2013 Salı

Tatil Dönüşü

Uzuuun zamandır beklenen mucizevi 9 günlük tatilin ardından kendine gelemeyenlerden biri de benim pek tabiki . Hoş ben yaz tatilinden sonra kendime gelebildiğimi de söyleyemeyeceğim hala...
Tatil sonrasında herşey saçma ve gereksiz geliyor benim gözüme.

9 günlük bu süreçte ben korkunç bir tatil de yaşadım, sakin bir tatil de yaşadım.
Yoruldum da dinlendim de
Yani oldukça eserli bir ruh halim vardı ve dolayısıyla daldan dala kondum durdum...

Duru genel olarak huy değiştirdiği için beni çok zorluyor.
Her şeye ama aklınıza gelecek herşeye ''ben '' diyor.
'Ben yapacağım' ,'Ben söyleyeceğim', 'Ben açacağım' , ben,ben,ben....

Misal süt içip,yatacak (bekle hazırlayıp getireyim di mi?)
-Dolaptan bardak alınacak-ben
-Buzdolabından süt alınacak-ben
-Mikrodalgaya konulacak-ben
(Tabii bu arada elinde süt dolu bardakla fırının kapağını açmaya çalışırken ,süt çalkalanıyor,birazı dökülüyor.)
''Önemli değil annem,sileriz'' diyor.Deliriyorum ben bu arada...
Bitmediii,
-Süte koyacağı nesquik dolaptan alınacak-ben
-Kapağı açılacak-ben
-Bardağa dökülecek,kaldırılacak vs vs -ben
-Dolaptan pipet alınacak-ben
Ohhh nihayet bitti, içecek artık sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz
-İçi süt dolu,pipetli bardak salona taşınacak-ben
Kazara bunlardan birini yapmaya kalkışırsanız kavga ,kıyamet,gözyaşı veee cinnet geçiren bir anne ile iki kat daha yoğun etkili çığlık ....
Bir gece daha böyle sona eremiyor,sadece sona ermeye hazırlanıyor.
Daha bunun,dişini fırçalama,gece okunacak kitapları seçme,kaç kitap okunacağı hakkında pazarlık yapma,ışığı kapatıp,gece lambasını açma vs vs gibi artçıları var.
Ve tüm bunlar ben de bir cinnet ,cinayet hali yaratıyor doğal olarak.




4 yaş sendromu olma olasılığı yüksek olmakla beraber,hastalığının sürmesinin de etkisi var.
Bayramdan önceki hafta sonu öksürüyor diye doktora götürmüş,ayrıca 1 hafta kadar önce antibiyotik kullandığımızı ,kulağındaki sorunun iyileşip,iyİleşmediğini de kontrol etmesini istemiştik.
''Aman gözünüz aydın,kulağında sorun yok.öksürük için bu şurubu kullanın,sorununuz geçmezse pzt. yarım gün çalışıyorum,tekrar gelin görüşelim'' dedi doktor.
Bizimki pazar günü yıktı ortalığı kulağım ağrıyor diye.
Pzt tekrar gittik doktora.
''Aaa orta kulak iltihabınız tekrar etmiş.7 iğne'' dedi doktor.
İğne yerine şurup aldık biz,çünkü doktora güvenemedik,
Bir gün önce geçmiş deyip,ertesi gün 7 iğne verince inandırıcı gelmedi.
Bayramın 3 . günü Balıkesir e gittik.
Sinan ın abisi muayene etti ve ''ya çocuklar bu çocuğun kulağında galiba böcek var ''dedi.
Hastaneye gittiler,oradaki aletler daha gelişmiştir diye.Hakikaten böcek varmış.
Ben bilmezdim ama ''kulağa kaçan'' diye tanınan bir böcek varmış.Çoğu kimse bilirmiş bunu.Hani şu marulların içinde sıkça görülen böcek buymuş.
Evden kbb uzmanını çağırdılar,bayram günü adamcağız İzmir den gelen insanlar yüzünden kalkıp,hastaneye gelmiş ve böceği çıkardı.
''Şimdilik bu şişe antibiyotik bitene kadar kullanın,ama sonra mutlaka bir uzmana gidin ve
kulak zarındaki iltihabı dışarı çıkarsın,çünkü bunun antibiyotik ile geçeceğini sanmıyorum ''dedi.
İlaç koleksiyonumuza birkaç ilaç daha ekledik böylece...


Bunlar da gerdi beni tabii ama bir de regl öncesi durumlar...
Tam cinnet geçirmeliktim ve hatta cinayet işleyen kadınların bu durumu hafifletici neden sayılmalı
diye de karar verdim.
Hepimizin ortak fikri budur diye düşünüyorum.Yanılıyor muyum?

30 Temmuz 2011 Cumartesi

İlk tatil kabusu

 Çok şükür bugün döndük. Allah ım ne tatildi!!! Her günü ayrı bir vukuat her günü ayrı bir
yorgunluk ve mutsuzluk.
Pazar günü Sinan bizi bıraktı ,akşam yemeğini bizimle yedikten sonra eve geri döndü.
Ama Duru daha ilk günden çıldırmaya başlamıştı. İlk gün öğleden sonra çılgınca ağladı.
Ama ne ağlamak. Hayatımızda ilk kez çarşafla salladık Duru yu uyutmak için.
Ben bu kadar ağlamaya dayanamayıp, sinirden ağlamaya başladım .Dikkat ! Daha ilk gün!!
Sinan Meltem le beni denize gönderdi. 'Biz uyuturuz, siz gidin.' dedi.
İlk gün olduğu için ,uyumsuzluk yaşamıştır, normale döner dedik ama ne mümkün.
Sürekli dışarda koşmak istedi. Güneş tepedeymiş, öğlen vakti dışarda olunmazmış.
Yok hiç anlamadı bunları. Sadece kendi çapında çimlerde gezse neyse .
İnsanların kapısındaki ağaca astıkları salıncağa binmek istedi,
başka çocukların toplarını almak istedi.
Şimdi tatil bittikten sonra bunları yazınca ''amaaan ne var bunda ,gayet normal çocuk davranışları' diyor insan.
Ama kesinlikle öyle değil. Öyle kötü ,öyle gergin günler geçirdik ki anlatamam.
Bir kere Duru hiç ama hiç kucağımdan inmediği için ben çok sinirliydim.
Annem ve 6 aydır görmediğim kardeşimle oturup, şöyle keyifle bir çay içemedim.
Bırak keyifle çay içmeyi, yemeği bile neredeyse aynı anda yiyemedik. Sanki ben işteyken
anneannesiyle kalmıyormuş gibi, ona bir kez bile gönüllü gitmedi.
Duru nun öğle uykularında ya denize gittim, ya ben de uyudum yorgunluktan ya da
şöyle balkonda keyifle bir çay içelim deyip, çay içtim.
Meltem de tatilini büyük ölçüde yalnız başına deniz kıyısında geçirmiş oldu.
Bu arada ben sinirli ,Duru sinirli, ağlamaklı ,tabii diğerlerinin de sinirini bozduk iyice.
Bir gün annemle kavga ettim, bir gün Meltem le küstük. Birbirimize girdik yani.
İki karış boyuyla, bizi birbirimize düşürdü bu küçük bıdık.
 Denize öyle geçen seneki gibi çok keyifli girmedi Duru Hanım. İlk gün yine biraz daha
istekliydi. Daha sonraki günlerde dalgalardan korkmuş olmalı, ya hiç girmedi denize.
Kucağımda bacaklarını belime dolamış bir şekilde durup, denize taş atmayı tercih etti.
Ya da bir şekilde simiti ile denize  sokmayı başarsak bile robot gibi kıpırdaman oturdu,
denizin içinde.
 Genellikle o küçücük odada Pepe seyrettik. Bir tek onu seyrederken çok sakindi. Amaaaa
o bitince feryadı bir gör. ''Pepe bittiii.'',''aç,aç,aç''
 Tatilin en hayırlı sonucu Duru nun artık iyiden iyiye konuşmasıydı.
Sinan bizi almaya geldiğinde farkı çok net fark etti.
Artık bıcır bıcır konuşuyor. Ben ne dediğini büyük ölçüde anlıyorum .
 -aaba gelio (araba geliyor)
 -giy giy (ayakkabıları ayağında olmadığı için dışarı çıkmasına izin vermeyince)
 -aakka (ayakkabı) (Bunu evde de söylüyordu ama tatilde çooook yoğun kullandı.) :)
 Duru yu susturabilmenin bir yolu da O na çiğdem yedirmekti. Öyle ki ağlamasın diye
kendim bir tane yemeden saatlerce çiğdem kırdım onun için. Yeter ki sussun!!!
 Kaldığımız yerin arka cephesinde başka bir alan vardı. İnsanların kendilerine ait barakalar
yaptığı bir alan. Onların birinin önündeki bir direkte salyangoz vardı.
Meltem le gezdikleri bir anda onu fark etmiş, Meltem de 'salyangoz' demiş.
Odaya gelip kitabından salyangoz resmini gösterdi Meltem e.
Halkalarını çıkarırken tek tek saydı ,bütün tatil boyunca. Evde de sayıyordu ama burada
çok daha net ve kendi isteği ile,-bii ,-kiki ,-üç ,-dööööt,-beş ,-dedi,  -şekis ,-dokuş , -oooooon
diye saydı.
Altıyı başlarda genellikle unuttu ama son günlerde onu da eklemeyi başardı.
Bol bol Pepe şarkıları söyledik. Meltem in beynine kazındı şarkılar.
Durmadan tekrar etmeye başladı bu şarkıları.
İşte bunlardan bazıları ;
 -İki ekmek aldım, eve gidiyorum. Biri büyük ,biri küçük iki ekmek aldııım.
 -Pepe nin sarıları çoğalıyor. Pepe nin sarıları çoğalıyor. Bir tane sarı muz, bir tane sarı ağaç ..vs…
 -Pepe annesine ne renk çiçek verecek. Pepe annesine ne renk çiçek verecek….
 -Önemli olan, oyun oynamak, üzülmeyi bırak eğlenmene bak….
 Eve dönünce küçük kızım normale döndü. Kucağımdan indi, evin içinde dolanmaya başladı.
Sinan bilgisayara Pepe cd leri yüklemiş. Onları açtık. Meltem ve Sinan alışverişe gitti.
Duru salonda tek başına Pepe seyretti. Ve beeen mutfakta buzdolabını bile sildim bu arada.
Çamaşır makinasına bütün tatil kıyafetlerini attım, astım, bir daha attım ,bir daha bir daha.
Duru arada beni yoklamaya gelse de deliler gibi Pepe seyrediyordu.
Pepe sen nelere kadirsin, seni yapandan yönetenden Allah razı olsun diye diye yaptım işlerimi.
 
 
 
 
 

 
 





24 Temmuz 2011 Pazar

Duru ile ilk tatil başlayacak

Dün teyzemiz geldiiiiiii.:)  Birlikte çıkacağımız tatil için Karabük ten İzmir e geldi.
Sabah kalktık ve saat 8.30 gibi Üçyol dan teyzemizi karşılayıp, anneanneye kahvaltıya gittik.
Kızım yumurta yemeyi çok özlemiş olmalı. Anneannesinin yaptığı sucuklu yumurtanın
yumurtalarını hapur hupur götürdü maaşallah.
Bugün sabah da erkenden kalktık her zamanki gibi. Eşyalarımızı şöyle bir son kez toparladık.
Teyze ve anneanneyi de alıp, Seferihisar a doğru yola koyulduk.
Gideceğimiz yere vardık, eşyalarımızı apartımıza yerleştirdik vee Duru o güneşin altında
bahçede çılgınca koşmaya başladı.
Yorucu bir tatil olacağa benziyor :)