21 Aralık 2016 Çarşamba

Dans dans dans

Duru şarkıyı ,dansı çok sever, küçükken de hep böyleydi. Bizim yatak odasına gider, babasına müziği açtırır ve bizim yatağın üzerinde zıplardı. (zaten bazanın alt tahtasının kırılmasında bu eylemin büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.)
Hala böyle dans eder durur ama artık yatak odasında cep telefonundan değil, salonda televizyondan youtube u açarak izleyip dans etmeyi tercih ediyor. Taktığı müzikler de zaman içinde değişikliğe uğruyor tabii. Katty Perry -Roar , Athena -Arsız Gönül vs vs.
Arda ablasından eksik kalmadı bu konuda. Ne de  O da ''şakı şakı açalımm'' diye dolaşıyor ortada.
İlk zamanlar şakı dediği şey, Taylor Swift -shake it on du. Taylor Swift e aşık olduğunu düşünüyoruz çünkü izlerken kendinden geçiyor. (laf aramızda ben de olsam ben de aşık olurdum)
Şimdi şimdi latin müziklerine geçiş yaptık. Arda artık ''Bara bara açalımm '' diye ağlıyor.
Bunu ''cecere cece'' , ''lala lalala'' , ''vaka vaka'' vs gibi hareketli kıpır kıpır şarkılar devam ediyor.
Akşamları ya bunları dinleyip, dans edip koşan çocuklarımız dinliyoruz yada çocuk kanallarından birinden ''Rafadan Tayfa'' '' Kağıt Adam'' vs izliyoruz.
Çok şükür bu günümüze. Televizyon kanallarında büyüklere hitap eden her türlü program gerilim ve vahşet içeriyor. Her birinde silah ,ağlayan veya bağıran insanlar var. Biz şimdilik kendi dünyamızda sakin sakin takılıyoruz. Allah sonumuzu hayretsin ve  çocuklarımız hep böyle dans edip, gülsün.

Tembel Anne

 Ben tembel bir anneyim. Gerçekten tembelim çünkü Arda doğalı tam 2 yıl oldu ve ben hala ona hamileyken tutmaya başlayacağım günlüğe tek bir günün özetini yazabildim.
 Duru ya hamile olduğumu öğrendiğimde ve herkese haberini verdiğimde bana bir günlük hediye etmişlerdi. Onu da çok düzenli doldurmamıştım belki ama yine de daha fazla şeyi daha önce yazmıştım Arda nın kinden. Arda ya hamile olduğumu öğrenip, haber verdiğimde yine aynı günlükten hediye etti Serap. Arda ile ilgili çok fazla hamilelik bilgisini not ettim daha sonra günlüğüne yazmak üzere.(doktor kontrollerinde bildirilen kg,boy bilgileri vs vs) Ama hala not defterimde not olarak duruyor onlar.
Buradan itiraf ediyorum. Aklıma geldikçe Arda ile ilgili tüm detayları gerek geriye dönük tarih girerek gerek bir anı formatında buraya yazacağım.
Yine burada itiraf ediyorum ki Duru ile ilgili bir çok bilgiyi de maillerimden kesip, yapıştırmak sureti ile geriye dönük tarihler girerek buraya yazmıştım. Duru ile ilgili bilgilerin yer aldığı çok sayıda mailim vardı o zamanlar. Çünkü Duru 3,5 aylıkken çalışmaya başlamıştım ve hemen hemen her pazartesi Bahar Hn ile bir önceki hafta sonunu nasıl geçirdiğimiz konulu mailler yazmıştık birbirimize.
Arda 2 yaşına gelinceye kadar çalışmadığım için  böyle düzenli bir mailleşme yaşamadım hiç kimseyle. Evde olmanın verdiği bir rehavet çöküyor insanın üstüne ayrıca. Evdesin ve çocuğun çok şükür 7/24 gözünün önünde. Hiçbir detayı unutmayacakmışsın, sonra da olsa hatırlar yazarmışsın gibi geliyor. Ama ne mümkün. Öyle bir hafıza bende yok. Olaylar sıcağı sıcağınayken evet ama sonra yavaş yavaş silikleşiyor zihnimde. İşte bu durumda da annemden faydalanmayı planlıyorum.
Tarih tarih olmasa da dönem dönem oluşturacağım Arda cığımın anılarını.
Hem zaten yeni yeni bir anlam kazandı her şey Arda için. Arda nın konuştukları arttıkça ,anlattıkları ve yaptıkları artışa geçti. Böylece anılarımız da arttı, cümleye dökülebilecek.

Arda nın emziğe vedası

Cuma akşamı hep birlikte oturuyoruz. Annem de bizde o akşam. Çok ısrar ettim cumartesi sabahı yün almaya birlikte gideriz sen de bana fikir verirsin diye. Teyzeme eğer bir şeyler örsem diye düşünüp de bulamıyorsa bana ceket örebileceği haberini uçurdum annemle. Zorla ceket ördürüyorum yani kendime.
Herkes bir şekilde oyalanırken ,Arda elinde emziğinin ucu ile geldi yanıma. Isırarak koparmış emziğin ucunu. Bunu da almış oyuncak arabasının kapısından içeri sokuyor. Herhalde 2 yaşını doldurması ile birlikte doğal yoldan kurtulduk emzikten diye düşündüm sevinçle. Böyle bir kanıya varmak için çok aceleci davranmışım. Zira cuma gecesi bir kabus gibi geçti. Uykusunda ağlamalar, gözleri kapalı kendini sağa sola vurmalar, arada yorgun düşüp uyumalar derken sabahı zor ettik.
Cumartesi sabah kahvaltıdan sonra gittik, yünümüzü aldık sonra eczane eczane dolaştık.
Çünkü bizim çok seçici çocuğumuz evdeki stok emzikleri sevmedi ,sevemedi. Oysa evdekiler de aynı marka ve hatta aynı şekildeler ama kiminin ayı büyük (çocuk iki yaşında olunca hala 0-6 aylık emzik kullanmaz sanıyorsunuz ama çoook yanılıyorsunuz benim gibi) kiminin ucu farklı değil sadece dış yüzeyi biraz daha kavisli .
Onca eczane arasından sadece ikisinde Avent marka emzik buldum ,onların da sadece birinde aynı model var. Gel gör ki aynı renk değiller kopanla. Ama yine de aldım, rengin ne önemi var canım ,aaaaa diyerek.
Ama benim takıntılı hem de çok takıntılı çocuğum bu emzikleri de almadı. Emzikleri diyorum çünkü bunlar 2li paket halinde satılıyor. Böylece evimizde sıfır kilometre emzik sayısı 4 ten 6 ya çıktı.
Duru ya sadece tek bir tip emzik seçiyor, takıntılı derken, bir de renk seçenine denk geldik. Ailemizdeki takıntılı sayısı ve takıntıların dozu giderek artıyor ancak sabır da o ölçüde azalıyor. Hayırlısı.
Sonuç emzik candır, emzik susturucudur ve hazır olunca ,kendi isteği ile bırakılmalıdır. Yoksa böyle çok cumalar, cumartesiler, pazarlar böyle eğlenceli geçer.