Duru'nun okuldan öğrendiği ve üzerimizde çok sık kullandığı bir ritüel var. O kadar sık kullanıyor ki bu bir işkence olmaya başladı bizim için. Bir yandan da o kadar eğleniyor ki engellemek istemeyip, biz de müdahil oluyoruz zaman zaman.
Meltem'e de yaptı bunu dün akşam. Meltem anlamadı tabi doğal olarak. Sonra Meltem'e anlatmaya başladı detaylarını. Bize de çok sefer anlatmıştı ama ben muhtemelen arada sıkılıp, dinlemediğim için tam anlayamamışım. Dün tam olarak anladım. Şöyle ki,
*Aynı anda bir şey söylediğimizde ''cips,kola,kilit'' diyor. Böyle deyince herhangi biri senin adını söyleyene kadar konuşamıyorsun.
*Aynı anda bir şey söylediğimizde ''cip,kola,kilit,kilit bende'' derse sadece O senin adını söyleyene kadar konuşamıyorsun.
*Bir deee aynı anda bir şey söylediğimizde ''cip,kola,kilit,kilit bende ,ayna'' derse sadece O senin adını ve soyadını 3 er kez söyleyene kadar konuşamıyorsun.
Yaaa öyle basit şeyler değil bunlar. İlk dinleyişte anlamamış olmamız da gayet normal .
Duru bunu yaptığında, ardından hemen Arda nın da gülerek ,hatırladığı kadarıyla bunları tekrar etmesi ve sonra hep birlikte bu fenalık geçirdiğimiz ritüele gülmeye başlamamız ise paha biçilemez.
İyi ki varsın Duru . Gerçekten hayatımıza renk katıyorsun.
Duru haller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duru haller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ocak 2018 Salı
5 Eylül 2017 Salı
Duru ile ergenliğe adım adım
Duru her geçen gün hal ve hareketleriyle büyüdüğünü bize gösteriyor.
Bir gün aynanın karşısında saçlarını şekilden şekle sokarak tarıyor. Mesela bir kalemle saçının önünden sarkan bir tutamı sarıyor ve bukle yapıyor.
Bir başka gün eline cep telefonumu alıp, kulağına kulaklıklarını takıp, sallana sallana müzik dinliyor.
Öyle tuhaf bir duygu ki bu. Bir yandan gülümsetiyor beni bir yandan gurur duyuyorum onun bu halleriyle. Bir yandan birkaç dakika sonra yaptığı bir saçmalık için çok kızıyorum ona. Tepkilerime hakim olamayıp, bağırıyorum. Kırıyorum onu. Onu kırdığım zaman agresifleşiyorum. Agresifleşince herkesi daha fazla kırıyorum. Hem neden böyle oldu şimdi, biz niye tatlı tatlı geçinemiyoruz ki diye kendime kızıyorum hem de bu kızgınlığın hıncını yine tüm ev halkından çıkarıp geriyor ve geriliyorum.
Bu hisler içinde anlıyorum ki ergenlik hiç bitmeyen bir yolculuk galiba. Hadi Duru yeni yeni ergen tavırlar takınıyor o yüzden arada dengesizlikler yaşaması normal.
Bir gün aynanın karşısında saçlarını şekilden şekle sokarak tarıyor. Mesela bir kalemle saçının önünden sarkan bir tutamı sarıyor ve bukle yapıyor.
Bir başka gün eline cep telefonumu alıp, kulağına kulaklıklarını takıp, sallana sallana müzik dinliyor.
Öyle tuhaf bir duygu ki bu. Bir yandan gülümsetiyor beni bir yandan gurur duyuyorum onun bu halleriyle. Bir yandan birkaç dakika sonra yaptığı bir saçmalık için çok kızıyorum ona. Tepkilerime hakim olamayıp, bağırıyorum. Kırıyorum onu. Onu kırdığım zaman agresifleşiyorum. Agresifleşince herkesi daha fazla kırıyorum. Hem neden böyle oldu şimdi, biz niye tatlı tatlı geçinemiyoruz ki diye kendime kızıyorum hem de bu kızgınlığın hıncını yine tüm ev halkından çıkarıp geriyor ve geriliyorum.
Bu hisler içinde anlıyorum ki ergenlik hiç bitmeyen bir yolculuk galiba. Hadi Duru yeni yeni ergen tavırlar takınıyor o yüzden arada dengesizlikler yaşaması normal.
20 Mayıs 2015 Çarşamba
Duru'nun Durumu
Duru 1 Mayıs günü hastaneye bizi ziyarete geldi. Geri dönerken de biraz eğlensin ,kafasını dağıtsın diye Balçova daki parka götürmüşler onu. Parkta kaydıraktan düşüp, ayağını burkmuş, sonra da üzerine basamamış. Meltem ve Sinan taşımışlar Duru'yu doktora götürmüşler. Kırık çıkık yokmuş şükür ki.
Biz 4 Mayıs ta hastaneden çıkıp eve gelince Duru çok kötü olduğunu söyledi, üzerine kesinlikle basamıyor . Tabii emin olamadık ciddi olduğundan. Hastane süreci Duru'yu çok yordu, çok hırpaladı.
Evde yalnız kalmak , anne, anneanne ve kardeşi hastanede kalırken , evde baba ve babaanne ile olmak terk edilmişlik hissi yaşatmış olmalı. Gerçi bu durumdan hiç kimse memnun değildi ve herkes gerçekten çok üzgündü ama Duru'nun bunu anlayabilmesi , yaşananların bir mecburiyet olduğunu fark etmesi ondan beklenemeyecek kadar karmaşık konulardı onun yaşı için.
Meltem ve ben Duru'yu Egepol'e götürdük. Hala ayağının üzerine basamamasının gerçek nedenini öğrenmek istiyorduk. Bir yandan da Duru'ya onu gerçekten önemsediğimizi , hastalık söz konusu olduğunda ayrım yapmadan doktor ,hastane ne gerekiyorsa yaptığımızı anlatmamız gerekiyordu ona.
Ben hala yeni ameliyatlı sayılırım diye Meltem kucağında taşıdı Duru'yu bütün gün. Neyse röntgen ve mr çekimi sonrasında bilekte ciddi bir deformasyon olduğunu ama kırık yada çıkık olmadığını bir kez daha öğrendik.
Duru ise tam 20 gün sonra 20 Mayıs ta tekrar okula gidebildi.
28.Mayıs 'ta okulda anne-çocuk faaliyet günü vardı.
29.Mayıs 'ta portfolyo günüydü.
12.Haziran'da Duru'nun okulu kapandı ve karnemizi aldık. Yeşilyurt Bağımsız Anaokulu' ndaki son günümüzdü. Yani son günümüz olduğunu sonradan anladık.
Annem ve Meltem İstanbul'a gitti biz de Balıkesir'e yola çıktık.
22.Haziran'da ise Duru yaz okuluna başladı. Bu yaz okulu bizim miladımız oldu.
Fatih Koleji'nin yaz okuluna başladı ve çok sevdi. Sonra biz anaokuluna daha doğrusu hazırlık sınıfına ,gideceği okulun hazırlık sınıfına mı göndersek yoksa eski anaokuluna mı gitse derken ve hatta Yeşilyurt Bağımsız Anaokulu 'na kura için ön kayıt yaptırmışken bir anda kendimizi Fatih Kolejinin hazırlık sınıfına kayıt yaptırmış bulduk.
Bu kararı almamızda Duru'nun kesinlikle aynı anaokuluna gitme istememesi de etkili oldu tabii. Hatta ''Kızım bak şansına kurada yine Eylem Öğretmen çıktı, hem arkadaşından hem öğretmeninden ayrılmayacaksın'' dedim de ''Anne yine aynı bahçe, aynı merdivenler. Ben sıkıldım artık , oraya gitmek istemiyorum'' dedi.
Tırnaklarıyla kazıyarak gideceği okulun yönünü değiştirdi çocuk.
23 Nisan 2015 Perşembe
Duru'nun Mart / Nisan Ayı Güzellemeleri
18.03.2015 : Duru bana ''Peki'' dedi. Saat 22.00 ve ben çoook mutluyum. Hey!
30.03.2015 : Dinlediğimiz şarkı Barış Manço'dan Alla Beni Pulla Beni .
Duru'ya göre ise ''Allah Beni Bulabilir''
01.04.2015 : Duru'nun 2. dişini de gece saat 23.00 dolaylarında çekip, çıkardık.
02.04.2015 :
Ben : Kızım sakın yalnızken pencereyi açmaya kalkma tamam mı?
Duru : Hı hı tamam . Zaten anahtar da yok.
(Benim küçük saf kızım , pencereden düşünce , kalkıp, yürüyüp, anahtarla kapıyı açıp, içeri girebileceğini düşünüyor. tıpkı çizgi filmlerdeki gibi. )
23.04.2015 : Biz hastanedeyiz ve benim küçük kızım 23.Nisan törenine yalnız gitti. Yani aslında babası , anneannesi ve babaannesi yanında ama küçük bir çocuğun yanında annesi yoksa hep yalnızdır değil mi?
Etiketler:
Bayram,
duru,
Duru diyalogları,
Duru haller
22 Ekim 2013 Salı
Duru ile şiddetli geçimsizlik
| Ben biraz daha sakin davranmaya çalışıyorum Duru ya karşı. |
| Her ne kadar zorlansam da deniyorum. |
| Her şeyi ama her şeyin her aşamasını ben yapacağım diye çıkması delirtiyor beni. |
| Misal süt içip, yatacak (bekle hazırlayıp getireyim di mi?) |
| -dolaptan bardak alınacak-ben |
| -buzdolabından süt alınacak-ben |
| -mikrodalgaya konulacak-ben |
| (Tabii bu arada elinde süt dolu bardakla fırının kapağını açmaya çalışırken , |
| süt çalkalanıyor, birazı dökülüyor.) |
| ''Önemli değil annem, sileriz'' diyor. Deliriyorum ben bu arada... |
| Bitmediii, |
| -süte koyacağı nesquik dolaptan alınacak-ben |
| -kapağı açılacak-ben |
| -bardağa dökülecek, kaldırılacak vs vs -ben |
| -dolaptan pipet alınacak-ben |
| Ohhh nihayet bitti, içecek artık |
| sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz |
| -içi süt dolu, pipetli bardak salona taşınacak-ben |
| Kazara bunlardan birini yapmaya kalkışırsanız |
| kavga ,kıyamet, gözyaşı veee cinnet geçiren bir anne ile |
| iki kat daha yoğun etkili çığlık |
| Bir gece daha böyle sona eremiyor, sadece sona ermeye hazırlanıyor. |
| Daha bunun, dişini fırçalama, gece okunacak kitapları seçme, |
| kaç kitap okunacağı hakkında pazarlık yapma, |
| ışığı kapatıp, gece lambasını açma vs vs gibi artçıları var. |
21 Eylül 2013 Cumartesi
Rötarlı evlilik yıldönümü
| Evlenme yıldönümümüzü gecikmeli olarak kutlamak için Çeşme/Alaçatı da bir organizasyon ayarladım. |
| Duru yu anneme bırakacağımız için de önce O nu eğlendirelim dedik. |
| Kahvaltıdan sonra Fame City ye götürdük |
| Arkadaşlarından birini ayarlayamadığımız için çok eğlenmedi maalesef. |
| Fame City den Duru yu 2 gibi anneannemlere bıraktık. |
| Annem de oraya gelecekti ,kalabalık olsunlar diye düşündük. |
| Duru biraz arıza yaptı, |
| ''Telefonumun şarj aletini iş yerinde unutmuşum ,hemen alıp gelelim'' dedim. |
| ''Babam alsın getirsin'' dedi. |
| ''Onu almazlar içeri ,tanımazlar vs vs.'' |
| Neyse gittik. |
| Yol boyunca Duru dan bahsettik. |
| Yalan söylemek canımızı sıktı. Bize bir daha güvenmeyecek diye düşündük. |
| Yolda geri dönüp onu da mı alsak dedik. |
| Aradık, keyfi yerinde dediler. |
| Vazgeçtik. |
| Bu arada ben sabah regl olmuştum. |
| Neyse gittik, otele yerleştik, bir şeyler yedik Alaçatı da |
| Sonra çeşme merkez e gittik. |
| ama çok toktuk bir şey yiyemedik. |
| Sakızlı dondurmamızı yiyip, çay içtik. Geldik otele. |
| Sonra evi aradık. Asayiş berkemal mi diye... |
| ''Değil'' dedi annem. |
| Sonra telefonu Duru aldı. |
| ''Annem siz bana söz vermiştiniz. Hemen gelecektiniz ...vs vs.'' dedi. |
| Biz de kalkıp, geri döndük. |
| Gece kalmadık yani. |
| Hadi gece ağlaya ağlaya uyur ama sabah uyandığında da bizi göremezse güveni çok sarsılır diye düşündük. |
| Neden geç kaldınız dediğinde.. |
| ''Arabanın lastiği patlamıştı. Amcalar tamir etti geliyoruz dedim'' |
| Eve geldik, |
| gözler kan çanağı. |
| Arabanın lastiği patladı diyene kadar ağlamıyormuş. |
| O andan sonra kopmuş... |
| Annemler nasıl geri dönecekler? |
| Artık gelemeyecekler mi? |
| Biz nasıl gezmeye gitçez? vs vs vs |
| yemiş annemi. |
| Sonuç : Benim yapacağım evlilik yıldönümü organizasyonu bu kadar olur? Öküz geldim, öküz gideceğim. |
| *1,5 ay rötarlı |
| *Sabahı regl olmuş |
| *Bütün gün çocuktan başka muhabbet yapılamamış |
| *Akşam da çocuğa karşı yalancı çıkmamak için geri dönülmüş. |
9 Eylül 2013 Pazartesi
Biz ayrılamaz mıyız?
| Ben cidden çok gerginim. |
| Duru nun sanki kardeşi olmuş gibi bebekliğe geri dönüşünün bunda etkisi büyük |
| Her faaliyeti bizden biriyle yapmak istiyor. |
| Bir nefes alamıyoruz şu ara |
| Akşam 21-22 arası 1 saat bilgisayar ile oynama izni var. |
| Aman o ara biz de ya bir kitap okuruz ya bilgisayarımızda takılırız diyoruz. |
| ama nafile |
| Tableti kaptığı gibi gelip, ''yanına oturabilir miyim?'' diyor |
| Sonra yaptıklarını öğretiyor sonra hadi şimdi sen yap diyor .... |
5 Eylül 2013 Perşembe
Nerden çıktı şimdi bu?
| Duru şu günlerde öyle şımarık öyle şımarık ki |
| bebek gibi konuşuyor, kucak kucak diye annemin ve benim peşimizden dolaşıyor |
| bu da tam karar vermeliyim derken beni tekrar vazgeçiriyor |
| Salı günü okul açılacak. |
| Duru ya her akşam konferans veriyorum. |
| ''Ayy Duru ben çok heyecanlıyım bakalım okulda neler öğreneceksin? |
| Sen de heyecanlı mısın? Acaba yeni arkadaşların kimler olacak?'' |
| falan gibi gaz cümleleri kuruyorum. |
| ama o |
| ''anne benim okula gitmek istemediğimi bilmiyor musun?'' |
| falan gibi saçma sapan cümleler kuruyor. |
| Bu da beni bir geriyor ki sormayın. |
| Bir de havadan mıdır nedir, sabahları benim saatimden önce uyanan çocuk, |
| şu günlerde sabahları ben giderken çok zor uyanıyor. |
| (Ben giderken onu uyandırmak zorundayım. Beni yolcu edip, kapıyı o kapatmazsa |
| arkamdan çok ağlıyormuş.) |
Etiketler:
4 yaş sendromu,
Arşiv,
Duru haller,
Okul,
Sendromlar
27 Ağustos 2013 Salı
Yaratıcılık böyle birşey
| İşten eve döndüm. Duru birkaç resim yapmış. |
| Birini koltuğun altına ,birinin halının altına saklamış. |
| Bana sürpriz yapıyor. |
| Resimlerden biri inek ve yavrusu. |
| Her ikisinin de benekleri sarı ve muz şeklinde. |
| Bunların memelerini sağınca muzlu süt çıkıyormuş. :) |
| Bu arada salonun ortasında bir kova ve üzerinde zıplama balonu ters duruyor. |
| Duru süt sağıyormuş. |
| İşi bitip, balonu kovanın üstüne bıraktığında da onun bir sıcak hava balonu olduğunu söyledi. |
| Yaratıcılık diz boyu :) |
21 Temmuz 2013 Pazar
Kuduruk Duru
| Pazar akşamı da Sinan ın iş yerinden Metin Abi lere iftara davetliydik. |
| Bir gün önceki olgun çocuktan eser yoktu. |
| Deli etti bizi, sürekli koltuk tepelerinde ,kenarlarında gezerek. |
| ‘’Duru otur ,ortada çaylar var, sakin ol’’ demekten helak olduk. |
| Ben bir ara mutfakta kadına yardımcı olurken bombayı patlatmış. |
| Metin Abi ye; |
| ‘’Hadi sen tshirtünü çıkar ben de çıkarayım çıplakçılık oynayalım’’ demiş. |
| Sinan delirmiş. |
| ‘’Ne yapıyorsun sen? Kapat çabuk tshirtünü’’ diye bağırmış. |
| Çünkü bizimki tshirtün göbeğini açmış. |
| Yani anlayacağınız dün saçmalamanın doruklarındaydı. |
| Gören de biz evde sürekli çıplak geziyoruz zanneder. |
| Gerçi Duru hava çok sıcak olduğu için bunalınca atletini çıkarıyor üstünden ama |
| Öyle çıplakçılık tabiri de kullandığımız bir tabir değil hani. |
| Bizi çok üzdüğünü sakin sakin anlatmaya çalıştığımızda; |
| ''Duru cum bizi çok üzüyorsun lütfen biraz sakin otur.'' |
| ''Üzülme annem,ben evde sizi mutlulandırırım.'' |
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Hayat paylaşınca güzel
| Biz cumartesi İnciraltı na gittik, akşam iftar saati |
| Gonca larla buluştuk. |
| Yemek yedik, çocuklar biraz parkta takıldı. |
| Bizimki yine kendini zorla davet ettirdi. |
| ‘’Gonca Teyze ben size gelebilir miyim’’ dedi. |
| Çayın tadı damağımızda kalmıştı zaten, |
| Evleri de yakın diye oraya gittik. |
| Özgür buram buram2 yaş sendromu yaşıyor. |
| Sinirlenince kafasını yerlere vuruyor ve sinir krizleri geçiriyor. |
| Duru eline hangi oyuncağı alsa ,ağlamaya başlıyor. |
| Bütün bunlara rağmen bizimki çok ama çok olgun davrandı. |
| Yine klasik ‘’hayat paylaşınca güzel’’ temalı seminerini verdi çocuğa. |
| ‘’Ama Özgür cüm paylaşmalısın, hayat paylaşınca güzel’’ vs vs… |
| En son bir ara ; |
| ’’Ama ben neyle oynayacağım peki?’’ diye küçücük bir tepki gösterdi. |
19 Temmuz 2013 Cuma
Zıpır Duru
| Çocuk zıpırlıktan kaynıyor. |
| Cuma akşamı tv sehpasının önünde döndü döndü, |
| Ben mutfakta süt hazırlıyordum. |
| Annem de ‘’dur kızım, düşersin kızım’’ deyip duruyor. |
| Sonunda düştü, kafayı sehpanın sivri köşesine vurdu. |
| Resmen nokta şeklinde bir göçük oluştu. |
| Yırttı kendini. Buz koyduk ,kanadı vs. |
| 2cm daha yukarıya denk gelse kaşına gelecekti. |
| Tam susturdum, Sinan geldi İstanbul dan. |
| Ona bir naz bir naz, |
| Başa sardı. |
| Amaaaa bütün bunları yaşayan bir çocuktan biraz sakinlik beklersin değil mi? |
| Hayır, tabi ki mümkün değil. |
| Cumartesi günü banyoda ,sifonun üstüne oturmuş, ayaklarını da lavaboya doğru uzatmış halde buldum. |
| Deliriyordum. |
| Sonra bağırınca bağırdı oluyor. |
Duru,Can ve klasik erkek davranışları
| ''Bahar Hn ın mailinden alıntı…'' |
| Can hemen dudaklarını buzdu ağlamaya ramak kalmış bi tavırla |
| Ama olmaz anne bizim okula gelmesi lazım dedi. |
| Neden Can dedim ? Olmaz anne o okulda yalnız kalır korkar dedi :) |
| Bizim okula gelirse ben varım korkmaz dedi :) |
| ***Demek ki erkeklerin koruma kollama güdüsü genetik :) |
| Can ın Duru yu bu kadar sevdiğini bilmiyordum. |
| AKD ile görüşürken bizi Burcu Hn la konuşurken gördü. |
| Merdiven in trabzanlarının arasından bir süre seyretmiş, ben farkettim ; |
| -Aaa Can merhaba dedim. |
| koşa koşa yukarı çıktı. |
| -Duru nun annesi gelmiş, Duru nun annesi gelmiş...diye en az 5 kere söyledi. |
| Sesi aşağıya kadar geldi. |
| Burcu Hn a da biz gitmeden önce bahsetmiş, bugün Duru gelecek benim arkadaşım falan diye. |
| çok şaşırdım hakikaten. |
| Tabii aynı okulda olmaları güzel olurdu. |
| Ama işte olmayınca da olmuyor. |
| Haklısınız ,bazı alışkanlıklar kesinlikle genetik. |
| Erkek ve kadın bu kadar net farklılar. |
| Mesela Duru ,Mert Efe ye bir şey anlatıyordu bir keresinde |
| konuyu hatırlamıyorum. |
| Duru o cevap vermedikçe en az 3 kez daha sordu. |
| En sonunda Mert Efe hiç kendi oyununu bozmadan, |
| ''Hııı çok güzel'' |
| diye cevap verdi. |
| İşte ömür boyu bu böyle olacak. |
| Kadınlar anlatacak, anlatacak. |
| Konu ne kadar önemli olursa olsun, erkekler hııı diyecekler. |
| Bu arada benim içimde bir sıkıntı mı desem, gerginlik mi, tedirginlik mi |
| nasıl olacak? |
| Hata mı yaptım, bu kadar uzağa gönderirken. |
| O kadar uzun yola servisle nasıl gidecek? |
| Biliyorum bir tek o değil ,ama ne bileyim işte ilk olacak ya ,o yüzden herhalde çok tedirginim. |
| Bir de malum ben araba kullanamıyorum ya |
| oraya taksi ile gitmekten başka şansımız yok ,herhangi bir durumda. |
| amaan işte |
| bu işi çözemedim bir
türlü, korkuyorum, araba kullanma konusunda kelimenin tek anlamıyla hissettiğim
bu: Korku |
| Kısmet artık |
| Umarım her şey normal bir şekilde hallolur. |
21 Haziran 2013 Cuma
Gelin-Damat
| Kızıma bir prenses kostümü buldum evden, giydirdim. |
| Gelin olduğunu sanarak dolaşıyor evde. |
| Sinan Istanbul dan bugün döndü ve Duru; |
| 'Bak baba ben gelin oldum'' |
| 'Dur kızım daha 35'e çok var'' (yok daha neler!!!) |
| 'Keşke benim de bir damadım olsaydı' |
| Sinan ya sabır çekmeye başladı bile. |
19 Haziran 2013 Çarşamba
Bitmeyen istekler
| Sinan İstanbul daydı ve akşam Bahar Hn larla Gelato Roma da buluştuk. |
| Bahar Hn hafta sonu Can ın gösterisi var ,Can damat olacak deyince, |
| bizimki tutturdu ben de gelin olacağım diye. |
| ''Tamam sen de gelin olacaksın'' dedim. |
| Bakalım nasıl bir yol bulacağız. |
9 Nisan 2013 Salı
Uyku,uykusuzluk
| Yaa Duru ya uyku eğitimi verelim diye kalkıştık. |
| Artık ben yanına yatmayayım, o
uyuyuncaya kadar yanında bir sandalyede oturup, kitap okuyayım, masal anlatayım falan. |
| Ama o kadar kolay olmuyor tabii, |
| Pazar gecesi 11.den 1 e kadar aralıksız ağladı. |
| Sonunda kolumda sallayarak uyuttum. |
| Dün de 11.30 dan 1 e kadar ağladı, sonunda yine kolumda salladım vs. olmadı, uyumadı. |
| Sana ağlayan köpeği vereyim mi ona sarılıp yat dedim. |
| O annesiyle uyuyor dedi. |
| Arkama dönüp ,bir baktım ki, |
| Büyük bir köpek ile küçük ağlayan köpeğini odasındaki masanın üzerine koymuş ve üstlerini örtmüş. |
| Anlaştık, yanına Pocoya yastığını verdim, sabah görüşürüz dedim. |
| İçini çeke çeke beni öptü, kokladı … |
| Ben odama gittim. |
| Tam yattım, koşa koşa yanıma geldi. |
| Hayatında ilk kez bana seslenmek yerine kendi geldi. |
| Ben seninle uyumak istiyorum dedi ağlaya ağlaya. |
| Yanımıza aldım, bu da ilk oluyor neredeyse, |
| ‘’ama sabah sen işe gidince hiç zaman olmayacak ki’’ dedi. |
| Çocuk çok haklı diye düşündüm. |
| Sabah uyandığımızda görüşemeyeceğiz ki, |
| Görüşsek de 5dk. sonra çıkmam gerekecek. |
| Saat 3-4 gibi çığlık çığlığa ağlamaya başladı, gözleri kapalı. |
| Kabus gördü herhalde. |
| Sonra birlikte salona gittik, koltukta yattık. |
| Ben çıkarken uyuyordu. |
| Sabah uyanınca çok ağlamış, |
| Sinan da kalkıp, sana artık ödül yok. |
| Sen anlaşmalara uymuyorsun, ödülleri hak etmiyorsun. |
| Bundan sonra ceza var demiş. |
| Gitmiş odasına ağlayan köpeği kapıp gelmiş. |
| Balkona çıkmış, eğer susmazsan bunu atacağım demiş. |
| Bu kez atma diye ağlamış. |
| Sinan ın bu saçma sapan hareketleri beni delirtiyor. |
| Bazen benden tahammüllü, saatlerce oyun oynuyor maket yapıyor vs vs. |
| Ama bazen kuralcılıktan ölecek. |
| Senin yüzünden terbiyesiz, söz dinlemez bir çocuk olacak bu diyor. |
| Ama bu kadar ağlatmak üzmek doğru mu? |
| Çok vicdanım sızlıyor, çok mutsuzum, |
| Şimdi yanında olmak istiyorum. |
| Çok çaresiz hissediyorum kendimi. |
| Evet ağlamıyorum şu an |
| Ama çözümsüz kaldığımı düşünüyorum |
| Oysa ben Duru ya sarılıp yatmaktan çok da şikayetçi değilim. |
| Ben uyuyabildiğim sürece sorun yok, ben uykusuzluğa tahammül edemiyorum, sadece bu. |
| Duru nun her şeyi ağlayarak istemesine de tahammül edemiyorum. |
| Okul işini araştıracağım ama ben Eylül de başlatmayı düşünüyordum. |
| Yazın okullarda öğrenciler
azaldığı için yaş grupları birleştiriliyor, eylül gibi başlaması daha iyi olur dediler de bana. |
| Amaaan, ben biraz da 2. öncesi
Duru yu bir düzene sokmak ,böylece karşılaşacağı değişiklik öncesinde
bireysel olarak güçlü olmasını sağlamak istiyordum. |
| Yani kardeşten sonra hayatı çok değişmesin, değişikliklerin sebebini ona bağlamasın istiyordum. |
| Ama sanırım akışına bırakmakta fayda var. |
Etiketler:
Arşiv,
Duru diyalogları,
Duru haller,
Uyku
22 Temmuz 2012 Pazar
Tatlı dil
| İftar bitmiş , baba bir koltukta ,anne bir koltukta uzanmıştır. |
| Duru da yerde ya kitap okuyordur yada resim yapıyordur. |
| Bir anda kafayı kaldırıp, |
| 'Hadi İnciraltısı'na gidelim mi?'' |
| (Bu soru hem anneyi hem babayı şaşkına çevirmiştir) |
| 'Hadi kızım ,kalk giyinip, gidelim.'' |
2 Temmuz 2012 Pazartesi
Duru ve dondurma
| *Duru nun en sevdiği gezi organizasyonu.. |
| Annem hadi dondurma yemeye gidelim. |
| (Öyle güzel soruyor ki kalkıp, giyiniyor ve onu Gelato Roma ya götürüyoruz. |
| Masada sakince oturduğu tek mekan diyebilirim.) |
| (Büyük bir iştahla ağzına burnuna değdire değdire yer külahtaki dondurmayı) |
| (Bir tek eline damladığında 'annem sil, annem sil' diye sabırsızlanır.) |
8 Mart 2012 Perşembe
Duru dan kısa kısa
| Öyle uzun zamandır yazmıyorum ki |
| Hep diyorum ''bunu unutmadan not etmelisin diye'' |
| Ama elbette unutuyorum yazmayı. |
| O yüzden bu sayfayı açtım ve aklıma geldikçe, |
| Duru nun ilk 2 yılına ait daha doğrusu aktif konuşmaya başladıktan sonrasına ait |
| yani daha çok 1,5yaş ve sonrasına ait repliklerini buraya not edeceğim. |
| *Duru duymak istediği şeyleri soru şeklinde sorar ve karşısındakine söyletir. |
| Süt içmek ister misin annem ? |
| Banyo yapmak ister misin annem ? |
| Geç olmuş annem, yatmak ister misin ? |
| (ben tekrar ederim, geç olmuş annem yatmak ister misin?) |
| İyi, tamam, hadi süt içelim.!!! |
| (süt içmenin bir yolunu bulmuştur yine ve sütünü içip, hadi kalkalım der.) :) |
| *Duru duymak istediği şeyleri soru şeklinde sorar ve karşısındakine söyletir. |
| Beni koridora çıkarıp ,vestiyerin önünde beklettiğinde veya oturttuğunda, |
| aynanın önüne oturup, O na sarılıp,''Şu güzelliğe bak'' diyorum. |
| Sonraki günlerde beni aynanın önüne oturtup, bana sarılıp, |
| 'şu güzelliğe bak'' diyor. |
| *Duru yaramazlık yaptığında,yani yaptığı şeyin yaramazlık olduğunun farkına vardığında, |
| 'ben …. 'yı çok severim annem'' der. |
| Ben buraya çıkmayı çok severim annem. |
| (sandalyenin tepesine çıkıp, kapı otomatı ile oynadığı zamanlarda… |
| *Duru yapmak istemediği bir şey olduğunda direkt itiraz etmez, dolaylı yoldan itiraz eder. |
| ''hadi kızım bezini temizleyelim'' |
| iyi ,tamam ,yapmayalım. |
| ''hadi kızım uyuyalım'' |
| iyi ,tamam ,istemiyom. :) |
| ''hadi kızım yemek yiyelim.'' |
| iyi , tamam ,yemiyim. |
| *Duru annesi işten geldiğinde ya ''babaa,babaaa'' diye çığlık çığlığa ağlar. |
| yada annesiyle bir şekilde zaman geçirir. |
| hadi bir anneye sarıl bakalım.. |
| (kucağıma gelip, sarılıp, bu cümleyi söylediğinde mest olurum) |
| *Duru soruya soruyla cevap verir, duymak istediklerini duymak için tabii yine… |
| ''nasılsın kızım? Neler yaptın bugün?'' |
| Anneanneyle oyun oynadınız mı? |
| ''anneanneyle oyun oynadınız mı'' |
| Anneanneyle koştunuz mu? |
| ''anneanneyle koştunuz mu'' |
| (resmen önce cevap, sonra soru şeklinde iletişim kuruyoruz.) :) |
11 Ağustos 2011 Perşembe
Çal çal oyna
| Bu sabah Duru uyurken çıktım. Sabah uyanınca bütün odaları hatta balkonu bile gezip beni |
| aramış. Ve 'anne yok' ,'anne yok' demiş . |
| Gün içinde annemle konuştum. Kızım ne yapıyor diye sordum. |
| 'Ne yapsın ,oruçlu ağzımla beni maymun ediyor' dedi. |
| Anneme 'kalk,kalk' diyormuş. Annem kalkınca da 'gel,gel' diyormuş. |
| Meltem in odasına götürüyormuş. Orada davulu varmış oyuncak. |
| Anneme 'otur ,otur' deyip yere oturtup, eline de davulu veriyormuş. |
| Annem davulu çalmaya başlayınca ,karşısına geçip 'lay lay lay,lay lay lay' diye döne döne |
| oynuyormuş. Annem davulu yere bırakınca ,o da oynamayı kesip, davulu alıp, yine annemin |
| eline tutuşturuyormuş. |
| Annem ' bu şimdiden böyle yaparsa altı ay sonra ne yapacak kimbilir' dedi. |
| Ben de 'altı ay sonra o çalacak ,sen oynayacaksın herhalde' dedim. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)