20 Mayıs 2015 Çarşamba
Duru'nun Durumu
Duru 1 Mayıs günü hastaneye bizi ziyarete geldi. Geri dönerken de biraz eğlensin ,kafasını dağıtsın diye Balçova daki parka götürmüşler onu. Parkta kaydıraktan düşüp, ayağını burkmuş, sonra da üzerine basamamış. Meltem ve Sinan taşımışlar Duru'yu doktora götürmüşler. Kırık çıkık yokmuş şükür ki.
Biz 4 Mayıs ta hastaneden çıkıp eve gelince Duru çok kötü olduğunu söyledi, üzerine kesinlikle basamıyor . Tabii emin olamadık ciddi olduğundan. Hastane süreci Duru'yu çok yordu, çok hırpaladı.
Evde yalnız kalmak , anne, anneanne ve kardeşi hastanede kalırken , evde baba ve babaanne ile olmak terk edilmişlik hissi yaşatmış olmalı. Gerçi bu durumdan hiç kimse memnun değildi ve herkes gerçekten çok üzgündü ama Duru'nun bunu anlayabilmesi , yaşananların bir mecburiyet olduğunu fark etmesi ondan beklenemeyecek kadar karmaşık konulardı onun yaşı için.
Meltem ve ben Duru'yu Egepol'e götürdük. Hala ayağının üzerine basamamasının gerçek nedenini öğrenmek istiyorduk. Bir yandan da Duru'ya onu gerçekten önemsediğimizi , hastalık söz konusu olduğunda ayrım yapmadan doktor ,hastane ne gerekiyorsa yaptığımızı anlatmamız gerekiyordu ona.
Ben hala yeni ameliyatlı sayılırım diye Meltem kucağında taşıdı Duru'yu bütün gün. Neyse röntgen ve mr çekimi sonrasında bilekte ciddi bir deformasyon olduğunu ama kırık yada çıkık olmadığını bir kez daha öğrendik.
Duru ise tam 20 gün sonra 20 Mayıs ta tekrar okula gidebildi.
28.Mayıs 'ta okulda anne-çocuk faaliyet günü vardı.
29.Mayıs 'ta portfolyo günüydü.
12.Haziran'da Duru'nun okulu kapandı ve karnemizi aldık. Yeşilyurt Bağımsız Anaokulu' ndaki son günümüzdü. Yani son günümüz olduğunu sonradan anladık.
Annem ve Meltem İstanbul'a gitti biz de Balıkesir'e yola çıktık.
22.Haziran'da ise Duru yaz okuluna başladı. Bu yaz okulu bizim miladımız oldu.
Fatih Koleji'nin yaz okuluna başladı ve çok sevdi. Sonra biz anaokuluna daha doğrusu hazırlık sınıfına ,gideceği okulun hazırlık sınıfına mı göndersek yoksa eski anaokuluna mı gitse derken ve hatta Yeşilyurt Bağımsız Anaokulu 'na kura için ön kayıt yaptırmışken bir anda kendimizi Fatih Kolejinin hazırlık sınıfına kayıt yaptırmış bulduk.
Bu kararı almamızda Duru'nun kesinlikle aynı anaokuluna gitme istememesi de etkili oldu tabii. Hatta ''Kızım bak şansına kurada yine Eylem Öğretmen çıktı, hem arkadaşından hem öğretmeninden ayrılmayacaksın'' dedim de ''Anne yine aynı bahçe, aynı merdivenler. Ben sıkıldım artık , oraya gitmek istemiyorum'' dedi.
Tırnaklarıyla kazıyarak gideceği okulun yönünü değiştirdi çocuk.
23 Nisan 2015 Perşembe
Duru'nun Mart / Nisan Ayı Güzellemeleri
18.03.2015 : Duru bana ''Peki'' dedi. Saat 22.00 ve ben çoook mutluyum. Hey!
30.03.2015 : Dinlediğimiz şarkı Barış Manço'dan Alla Beni Pulla Beni .
Duru'ya göre ise ''Allah Beni Bulabilir''
01.04.2015 : Duru'nun 2. dişini de gece saat 23.00 dolaylarında çekip, çıkardık.
02.04.2015 :
Ben : Kızım sakın yalnızken pencereyi açmaya kalkma tamam mı?
Duru : Hı hı tamam . Zaten anahtar da yok.
(Benim küçük saf kızım , pencereden düşünce , kalkıp, yürüyüp, anahtarla kapıyı açıp, içeri girebileceğini düşünüyor. tıpkı çizgi filmlerdeki gibi. )
23.04.2015 : Biz hastanedeyiz ve benim küçük kızım 23.Nisan törenine yalnız gitti. Yani aslında babası , anneannesi ve babaannesi yanında ama küçük bir çocuğun yanında annesi yoksa hep yalnızdır değil mi?
Etiketler:
Bayram,
duru,
Duru diyalogları,
Duru haller
18 Şubat 2015 Çarşamba
İlk süt dişi düştü ,ağlamaklıyım
9 Şubat tan beri Duru'nun ön dişlerinin acıdığı şikayetini duyuyoruz kendisinden. Ben hep aft olduğunu düşündüm, göremesem de . Amaaa çok yanılmışım .
18 Şubat saat 18.15 te ilk süt dişi düştü. Çok duygusal bir an bu. Artık resmi olarak büyüdü . Süreç hızla ilerleyecek artık. O minicik bir bebek değil. Gülümsediğinde bir dişi boş .
18 Şubat saat 18.15 te ilk süt dişi düştü. Çok duygusal bir an bu. Artık resmi olarak büyüdü . Süreç hızla ilerleyecek artık. O minicik bir bebek değil. Gülümsediğinde bir dişi boş .
14 Şubat 2015 Cumartesi
Duru'dan İnciler
Duru babası ile Manisa'ya kartopu oynamaya gitti. Özgür ve Mert Efe ile buluştular. Yolda giderken Duru espri yapmış .
''Mert Efe biliyor musun benim teyzem çok yoğun .Hem öğretmen hem öğrenci ,yüksek lisans yapıyor. Keşke alçak lisans yapsaydı daha az yorulurdu değil mi? Ahaahaa...
***
Takvimi karıştırırken'' April'' i gördü ve espriyi patlattı.
'' April alemin'' dedi ''Rabbil alemin 'e ithafen.
31 Aralık 2014 Çarşamba
Genel Olarak 2014 / Arda
Arda doğduğundan beri yazmam gereken notları bir türlü yazamadım. Bugün aslında 14.09.2018 ve ben artık elimdeki küçük küçük defterlerdeki tüm notları kayıt altına almak isteğiyle geriye dönük bir sürü giriş yapıyorum sevgili bloğuma.
Böylece Arda'nın doğumuna kadar geçen sürenin minik bir arşivini burada görebileceğiz.
11.Nisan.2014 : Evde gebelik testi yaptım ve pozitif çıktı.
12.Nisan.2014 : Duru'ya hamileyken gittiğim doktor her cumartesi çalışmazdı. Aradım, şansıma bu hafta sonu da çalışmadığı için kendime başka bir doktor buldum . Arkadaşlarımın gidip memnun kaldığı bir doktor Levent Bey. Pazartesiye kadar beklemem imkansızdı ve randevumu aldım.
İlk doktor muayenesi - Evet hamileyim. (5+0) week , 10 gün sonra kalp atışını duyacağız.
25.Nisan.2014 : (6+6) week , kalp atışlarını duyduk.
06.Mayıs.2014 : Tahlillerimi sağlık ocağı ve İsmet Yorgancılar Polikliniği'nde yaptırdım.
20.Mayıs.2014 : (10+3) week , folik asit bitince başlamak üzere Elevit verdi doktor.
03.Haziran2014 : (12+3) week , 2li tarama testi için kan verdim.
Duru'ya bir kardeşi olacağını resmen söyledik.
15-17.Haziran.2014 : İsveç seyahati , bebek ile en uzun yolculuğum. Duru'ya hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren , 28.haftaya kadar uçuş serbest olmasına rağmen İstanbul'a bile gitmemiştim. Bu kez daha cesur davrandım ama hamile olduğumu söyleyip, x-ray lerden geçmedim.
19.Haziran.2014 : (14+5) week , cinsiyeti kesinleşti . Doktor önceki kontrollerde erkek olacağını tahmin ettiğini ama bu bilgiyi bir süre daha 3.şahıslarla paylaşmamamızı söylemişti. Ama artık söyleyebilirmişiz. Marin4cap balık yağına başlıyoruz.
03.Temmuz.2014 : (16+5) week , 4lü tarama testi için kan verdim.
28.Temmuz.2014 : Bayramın 1. gecesi Balıkesir'e gittik.
04-09.Ağustos.2014 : Antalya'ya tatile gittik. Hamile olduğum için havuza girmedim .
23.Ağustos.2014 : (24+0) week , doktor şeker yükleme ,hemogram ve tit tahlilleri istedi.
06.Eylül.2014 : (26+0) week , Şifa Hastanesi'nde şeker yükleme testi yaptırdım.
09.Eylül.2014 : Sancı veya acı benzeri bir şeyler hissettiğim için akşam doktoru aradım . Yarın gel dedi.
10.Eylül.2014 : (26+4) week , doktor bu hislerin yorgunluktan olduğunu söyledi.
22.Eylül.2014 : (28+2) week , Arda 1187gr olmuş ,ben de 63,5kg yani toplamda 9,5kg almış oldum.
24.Kasım.2014 : (37+2) week , Arda 3280gr olmuş ,ben de 70,5kg
01.Aralık.2014 : (38+2) week , çok kaşıntım olduğu için karaciğer enzim testi yaptırdık. Ben doğumun normal doğum olmamasına rağmen, normal zamanında gerçekleşmesini istiyorum. Randevu ile sezaryene gitmek fikri hoşuma gitmiyor. Doktora bu isteğimi belirttim O da en fazla 10 Aralık a kadar bekleyebileceğini daha sonrasının risk olacağını söyledi ve bana 10 Aralık için randevu verdi.
Arda 3480gr olmuş , ben de 71,5kg
05.Aralık.2014 : Arda sabah 06.54 te doğdu. Doğum hikayesini detaylı olarak anlatacağım.
3710gr ve 50cm
06.Aralık.2014 : Şişlikleri inen Arda sabah tekrar tartıldı ve 3570gr a geriledi.
07.Aralık.2014 : Eve dönüş vakti. Arda evine 3490gr olarak gidiyor.
14.Aralık.2014 : Arda'nın göbeği düştü.
15.Aralık.2014 : Arda'nın topuk kanı alındı. Biz Duru'da da Arda'da da topuk kanını hastanede aldırmadık. Devlet kayıtları için sağlık ocağında yada devlet hastanesinde alınması şart dediler ,biz de tekrar tekrar canları yanmasın diye direkt sağlık ocağında aldırdık topuk kanını.
16.Aralık.2014 : Arda ilk banyosunu yaptı.
22.Aralık.2014 : Arda 'nın ilk doktor kontrolü , 4400gr ve 53cm olmuş. Göbeğine gümüş nitrat yapıldı.
23.Aralık.2014 : Arda 2. banyosunu yaptı.
24.Aralık.2014 : Arda ilk kez yumurta toplamaya gidiyor. Duru'da da ilk kez anneanneme gitmiştik. Arda'da da 20/40 gezmesine yine anneanneme gittik.
31.Aralık.2014 : Bu 2014 özetini Duru'nun bir esprisi ile kapatalım. ''Karadeniz'de Samsung var ya!!''
Böylece Arda'nın doğumuna kadar geçen sürenin minik bir arşivini burada görebileceğiz.
11.Nisan.2014 : Evde gebelik testi yaptım ve pozitif çıktı.
12.Nisan.2014 : Duru'ya hamileyken gittiğim doktor her cumartesi çalışmazdı. Aradım, şansıma bu hafta sonu da çalışmadığı için kendime başka bir doktor buldum . Arkadaşlarımın gidip memnun kaldığı bir doktor Levent Bey. Pazartesiye kadar beklemem imkansızdı ve randevumu aldım.
İlk doktor muayenesi - Evet hamileyim. (5+0) week , 10 gün sonra kalp atışını duyacağız.
25.Nisan.2014 : (6+6) week , kalp atışlarını duyduk.
06.Mayıs.2014 : Tahlillerimi sağlık ocağı ve İsmet Yorgancılar Polikliniği'nde yaptırdım.
20.Mayıs.2014 : (10+3) week , folik asit bitince başlamak üzere Elevit verdi doktor.
03.Haziran2014 : (12+3) week , 2li tarama testi için kan verdim.
Duru'ya bir kardeşi olacağını resmen söyledik.
15-17.Haziran.2014 : İsveç seyahati , bebek ile en uzun yolculuğum. Duru'ya hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren , 28.haftaya kadar uçuş serbest olmasına rağmen İstanbul'a bile gitmemiştim. Bu kez daha cesur davrandım ama hamile olduğumu söyleyip, x-ray lerden geçmedim.
19.Haziran.2014 : (14+5) week , cinsiyeti kesinleşti . Doktor önceki kontrollerde erkek olacağını tahmin ettiğini ama bu bilgiyi bir süre daha 3.şahıslarla paylaşmamamızı söylemişti. Ama artık söyleyebilirmişiz. Marin4cap balık yağına başlıyoruz.
03.Temmuz.2014 : (16+5) week , 4lü tarama testi için kan verdim.
28.Temmuz.2014 : Bayramın 1. gecesi Balıkesir'e gittik.
04-09.Ağustos.2014 : Antalya'ya tatile gittik. Hamile olduğum için havuza girmedim .
23.Ağustos.2014 : (24+0) week , doktor şeker yükleme ,hemogram ve tit tahlilleri istedi.
06.Eylül.2014 : (26+0) week , Şifa Hastanesi'nde şeker yükleme testi yaptırdım.
09.Eylül.2014 : Sancı veya acı benzeri bir şeyler hissettiğim için akşam doktoru aradım . Yarın gel dedi.
10.Eylül.2014 : (26+4) week , doktor bu hislerin yorgunluktan olduğunu söyledi.
22.Eylül.2014 : (28+2) week , Arda 1187gr olmuş ,ben de 63,5kg yani toplamda 9,5kg almış oldum.
24.Kasım.2014 : (37+2) week , Arda 3280gr olmuş ,ben de 70,5kg
01.Aralık.2014 : (38+2) week , çok kaşıntım olduğu için karaciğer enzim testi yaptırdık. Ben doğumun normal doğum olmamasına rağmen, normal zamanında gerçekleşmesini istiyorum. Randevu ile sezaryene gitmek fikri hoşuma gitmiyor. Doktora bu isteğimi belirttim O da en fazla 10 Aralık a kadar bekleyebileceğini daha sonrasının risk olacağını söyledi ve bana 10 Aralık için randevu verdi.
Arda 3480gr olmuş , ben de 71,5kg
05.Aralık.2014 : Arda sabah 06.54 te doğdu. Doğum hikayesini detaylı olarak anlatacağım.
3710gr ve 50cm
06.Aralık.2014 : Şişlikleri inen Arda sabah tekrar tartıldı ve 3570gr a geriledi.
07.Aralık.2014 : Eve dönüş vakti. Arda evine 3490gr olarak gidiyor.
14.Aralık.2014 : Arda'nın göbeği düştü.
15.Aralık.2014 : Arda'nın topuk kanı alındı. Biz Duru'da da Arda'da da topuk kanını hastanede aldırmadık. Devlet kayıtları için sağlık ocağında yada devlet hastanesinde alınması şart dediler ,biz de tekrar tekrar canları yanmasın diye direkt sağlık ocağında aldırdık topuk kanını.
16.Aralık.2014 : Arda ilk banyosunu yaptı.
22.Aralık.2014 : Arda 'nın ilk doktor kontrolü , 4400gr ve 53cm olmuş. Göbeğine gümüş nitrat yapıldı.
23.Aralık.2014 : Arda 2. banyosunu yaptı.
24.Aralık.2014 : Arda ilk kez yumurta toplamaya gidiyor. Duru'da da ilk kez anneanneme gitmiştik. Arda'da da 20/40 gezmesine yine anneanneme gittik.
31.Aralık.2014 : Bu 2014 özetini Duru'nun bir esprisi ile kapatalım. ''Karadeniz'de Samsung var ya!!''
20 Kasım 2014 Perşembe
Mutlu , Üzgün
| Dün akşam Duru nun
okulda yaptığı faaliyet kitabının birinci cildi eve döndü. Bugün 2. yi göndereceğiz, çalışmaları için. |
| Okuldaki çalışmaları biraz inceledim. Anlayamadığım çizimleri O na sordum. |
| Bir sayfada üzgün ,bir diğer sayfada mutlu kavramı irdeleniyordu. |
| Sevinçten zıplayan bir kız resmi için ''
Ayşe neden mutlu olabilir, alttaki boşluğa resmini çizin'' diye sormuşlar. |
| Duru ağzında emzik olan bir bebek resmi çizmiş. Ayşe nin kardeşi doğmuş. :) |
| 'Peki siz neden mutlu olursunuz?'' diye sormuşlar. |
| Duru bir havuz resmi çizmiş. Tatile
gidip, havuza girince mutlu oluyormuş . |
| Bir diğer sayfada telefonda konuşurken
oldukça üzgün görünen bir kız resmi çizmişler ve ''bu kız neden bu kadar üzgün olabilir?'' |
| diye sormuşlar. |
| Duru kapısı açık bir kafes ve kafesten kaçmış bir papağan çizmiş. Kız bu yüzden üzgünmüş. |
| ''Peki siz niye üzülürsünüz?'' diye sormuşlar. |
| Duru'nun cevabı :'' Sen ve Arda ölürse'' |
| Hay Allah ım .Yine ölüme bağladık. |
| Güler misin? Ağlar mısın? Zaten bu sefer tırsıyorum ameliyattan galiba. |
Başka bir dünya
| Duru bir süredir ölüme takmış durumda. Sürekli ölümle ilgili sorular soruyor. |
| Duru: Anne senin baban var mı? |
| Anne: Vardı ama öldü. |
| Duru: Peki şimdi nerede ? |
| Anne: Başka bir dünyada. |
| İşte bir süredir bu ve bunun gibi kısa diyaloglarla işi kotarıyorduk. Ama artık yetmiyor. |
| Duru: Anne ''teyzem başka bir dünyada mı yoksa başka bir şehirde mi?'' |
| Anne: Başka bir şehirde kızım .İstanbul da. |
| Birkaç gün de bu diyalog üzerinden
geçti. Şimdi her konu ölüme ve başka bir dünyaya bağlanıyor. |
| Şu ana kadar ölüm konusunda uyguladığımız
cevap şekli büyük oranda doğruymuş. Farklı pedagoglardan araştırdım. |
| Ölümü uyku ve hastalıkla bağdaştırmamak
gerektiğini ,yoksa en ufak bir hastalıktan ve uykudan korkacaklarını söylüyor uzmanlar. |
| Ohh çok şükür ben de farkında olmadan çok
çok çok yaşlanmaya bağlamıştım. Doğru yapmışım. |
| Dün akşam nasıl oldu bilmiyorum. Duru bir şekilde anneanneler ,teyzeler vs vs diye |
| akrabalarını sayarken bir de ''dayım'' dedi. Anne: Kızım senin dayın yok ki. |
| Duru: Aaa doğru ,dayım öldü. |
| Anne: Hayır kızım ,senin dayın yok. Olması
için benim erken kardeşimin olması lazım ama yok. Senin dayın değil, deden öldü. |
| Duru: Haa ever bir de Atatürk öldü. |
| Anne: Evet kızım. |
| Duru: Peki neden öldüler. |
| Anne: Çok yaşlandıkları için ,çok ama çok. |
| Duru: Peki sen de mi öleceksin? Herkes ölecek mi? |
| Anne: Evet kızım, herkes bir gün
ölecek . İnsanlar doğar, büyür, yaşar ,yaşar ,yaşar , çooook yaşlanınca da ölürler. |
| Duru: (ağlamaklı bir sesle ) Ama ben istemiyoruuuum. |
| Anne: Kızım ben daha çoook uzun yıllar
seninleyim. Ölmeyeceğim. (Büyük konuştuğum için ciddi tırsarak) |
| Hem ölünce yok olmuyorsun ki. Başka bir dünyaya gidiyorsun. Çok mutlu oluyorsun. |
| Hem sonra bütün tanıdığın insanlarla orada tekrar buluşuyorsun. |
| (Pedagogların bir kısmı cennet-cehennem
gibi soyut kavramlardan bahsetmeyin, anlayamazlar diyor. Bir kısmı da anlatacaklarınızı çok fazla detaya girmeden inancınıza göre şekillendirin diyorlar. |
| Ben cehennem değil elbette ama cennetten bahsetmenin doğru olacağını düşündüm. |
| ksi halde daha somut kavramlarla anlatmaya çalışacaktım olayı) |
| Duru:'' Nee yani neptün e mi gideceğiz? Peki evimiz , eşyalarımız ne olacak ?'' |
| diye uzatınca , Sinan imdadıma yetişip, konuyu değiştirdi neyse ki. |
| Görünen o ki bu diyaloglar bir süre daha bu hızla devam edecek. Ta ki tatmin oluncaya kadar. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)